Come deve andare Şarkı Sözleri Türkçe Çevirisi

883 - Nasıl gitmeli

by 883

🌐 Türkçe çevirisi — İngilizce orijinal için tıklayın

883 Come deve andare

Erano le vacanze di natale dell'anno di quel freddo micidiale
O ölümcül soğukların yaşandığı yılın Noel tatiliydi
il mio peugeot col gelo arrancava tossiva un po' partiva e si fermava
Peugeot'm soğukta debelendi, biraz öksürdü, çalıştı ve durdu
Mi supero uno col fifty nero lo vidi che rideva son sicuro
Birini siyah elliyle geçtim, güldüğünü gördüm, eminim
dall'alto del suo fifty sia di me che del Peugeot
hem benim hem de Peugeot'nun ellili yaşlarının zirvesinden
Cosi tornai a casa un po' umiliato col giaccio che dal chiodo era entrato
Çividen içeri giren buz nedeniyle biraz aşağılanmış bir halde eve gittim.
in profondita nel mio orgoglio ferito e allora che al volo ho realizzato
yaralı gururumun derinliklerinde ve sonra hemen farkettim ki
il rischio di passare la mia vita sopra un Peugeot che arranca in salita
hayatımı yokuş yukarı çıkan bir Peugeot'nun üzerinde geçirme riski
mentre uno con il fifty ti sorpassa ride e va
Elliliği olan biri yanınızdan geçerken güler ve gider
horus
horus
E tutto va come deve andare o per lo meno cosi dicono
Ve her şey olması gerektiği gibi gidiyor ya da en azından öyle diyorlar
E tutto va come deve andare o per lo meno me lo auguro.
Ve her şey olması gerektiği gibi gidiyor ya da en azından ben öyle umuyorum.
Se ne ando il tempo delle mele ed arrivo l'inferno delle pere
Elmaların zamanı gidiyor ve armutların cehennemi geliyor
amici che non avrei piu rivisto sbattuti la scaraventati in pasto
Bir daha göremeyeceğim arkadaşlarım mutfağa atıldı
a una realta che qualche anno dopo avrebbe gia riscosso il suo tributo
birkaç yıl sonra zaten bedelini ödeyeceği bir gerçekliğe
da sola o con le quattro letterine magiche
tek başına veya dört sihirli harfle
E c'erano quelli gia sistemati in societa temuti e rispettati
Ve zaten korkulan ve saygı duyulan toplumlara yerleşmiş olanlar vardı
guardavano con schifo mal celato persone con cui avevano vissuto
birlikte yaşadıkları insanlara, pek de gizleyemediği bir tiksinti ile bakıyorlardı
non era piu il tempo di parlare con gente che era cosi inferiore
artık bu kadar aşağılık insanlarla konuşmanın zamanı değildi
ridendo di un Peugeot in salita che non ce la fa
Yokuş yukarı çıkamayan bir Peugeot'ya gülmek
horus
horus
E tutto va come deve andare o per lo meno cosi dicono
Ve her şey olması gerektiği gibi gidiyor ya da en azından öyle diyorlar
E tutto va come deve andare o per lo meno me lo auguro.
Ve her şey olması gerektiği gibi gidiyor ya da en azından ben öyle umuyorum.
E siamo qui ai piedi di una strada che sale su ripida e dissestata
Ve biz burada dik ve inişli çıkışlı bir yolun eteğindeyiz
la chiamano eta della ragione ci passano miliardi di persone
Buna akıl çağı diyorlar. Milyarlarca insan bu süreçten geçiyor
Io spero di poterla fare tutta guardare giu quando arrivero in vetta
Umarım zirveye çıktığımda hepsini aşağıya bakarak yapabilirim
anche arrancando come quel vecchissimo Peugeot.
hatta o çok eski Peugeot gibi ağır ağır yürüyordum.
horus
horus
E tutto va come deve andare o per lo meno cosi dicono
Ve her şey olması gerektiği gibi gidiyor ya da en azından öyle diyorlar
E tutto va come deve andare o per lo meno me lo auguro.
Ve her şey olması gerektiği gibi gidiyor ya da en azından ben öyle umuyorum.
E tutto va come deve andare o per lo meno cosi dicono
Ve her şey olması gerektiği gibi gidiyor ya da en azından öyle diyorlar
E tutto va come deve andare o per lo meno me lo auguro.
Ve her şey olması gerektiği gibi gidiyor ya da en azından ben öyle umuyorum.

All lyrics are property and copyright of their respective owners. Translation provided for educational purposes only.