Through the Window Şarkı Sözleri Türkçe Çevirisi
Chris Cornell - Pencereden
🌐 Türkçe çevirisi — İngilizce orijinal için tıklayın
The clouds that gathered turned to rain
Toplanan bulutlar yağmura dönüştü
The candles on your sill burned out
Pencerenin eşiğindeki mumlar yandı
The weather on your face
Yüzündeki hava
Turned to match the mood outside
Dışarıdaki ruh haline uyacak şekilde çevrildi
Reading through poems that you saved
Kaydettiğiniz şiirleri okumak
That make the gloomy hours make sense
Bu kasvetli saatleri anlamlı kılıyor
Or do they lose their power
Yoksa güçlerini mi kaybediyorlar?
With the yellowing of age
Yaşlılığın sararmasıyla
(Chorus)
(Koro)
I saw you suffering
acı çektiğini gördüm
Through a foggy window in the
Sisli bir pencereden
rain
yağmur
When you thought no one was watching, yeah
Kimsenin izlemediğini düşündüğün zaman, evet
Going through your memories
Anılarının içinden geçiyorum
Like so many prisons to escape
Kaçılacak pek çok hapishane gibi
And become someone else
Ve başka biri ol
With another face
Başka bir yüzle
And another name
Ve başka bir isim
No more suffering
Artık acı çekmek yok
You sold the best of yourself out
Kendini en iyi şekilde sattın
On a chain of grey and white lies
Gri ve beyaz yalanlardan oluşan bir zincir üzerinde
One syllable at a time
Her seferinde bir hece
You should have made them pay
Onlara bunu ödetmeliydin
A higher price
Daha yüksek bir fiyat
(Chorus)
(Koro)
I saw you suffering
acı çektiğini gördüm
Through the cracked and dirty
Çatlamış ve kirli olanın içinden
window pane,
pencere bölmesi,
I was ashamed that I was
olduğumdan utandım
watching, yeah
izliyorum evet
Going through your imagination
Hayal gücünüzün içinden geçiyoruz
Looking for a life you could
Yapabileceğin bir hayat arıyorum
create
yarat
And become somebody else, yeah
Ve başka biri ol, evet
With another face
Başka bir yüzle
With another name
Başka bir isimle
No more suffering
Artık acı çekmek yok
(strum)
(tıngırdama)
I wish that I could find a seed
Keşke bir tohum bulabilsem
And plant a tree that grows so high
Ve çok yüksekte büyüyen bir ağaç dik
So that I could climb
Tırmanabilmem için
And harvest the ripe stars
Ve olgun yıldızları hasat et
For you and I to drink
sen ve ben içmek için
And spit the ashes from our mouths
Ve küllerimizi ağzımızdan tükürüyoruz
And put the grey back in the clouds
Ve griyi tekrar bulutlara koy
And send them packing with our bags
Ve onları çantalarımızla paketleyerek gönderelim
Of old regrets and sorrows
Eski pişmanlıklardan ve üzüntülerden
'Cause they don't do a thing but drag us down
Çünkü bizi aşağı çekmekten başka bir şey yapmıyorlar
So far down
şu ana kadar aşağı
(back to finger style)
(parmak stiline geri dön)
The past is like a braided rope
Geçmiş örgülü bir ip gibidir
Each moment tightly coiled inside
Her an içeriye sıkıca sarılmış
I saw you suffering
acı çektiğini gördüm
Through the yellow window of a
Bir evin sarı penceresinden
train
tren
With everybody watching, yeah
Herkes izlerken, evet
Too tired for imagining
Hayal kuramayacak kadar yorgunum
That you could ever love somebody
Birini sevebileceğini
else
başka
From somewhere far away
Uzak bir yerden
From another time
Başka bir zamandan
From another place
Başka bir yerden
With another life
Başka bir hayatla
And another face
Ve başka bir yüz
And another name
Ve başka bir isim
And another name
Ve başka bir isim
No more suffering
Artık acı çekmek yok
All lyrics are property and copyright of their respective owners. Translation provided for educational purposes only.