Don't Wait Şarkı Sözleri Türkçe Çevirisi
Işıkları Vurun - Beklemeyin
🌐 Türkçe çevirisi — İngilizce orijinal için tıklayın
HIT THE LIGHTS.
IŞIKLARA YAKIN.
Don't Wait.
Beklemeyin.
Skip School Start Fights.
Okulu Atla Kavgalara Başla.
. = Palm Mute
. = Avuç içi Sessiz
h/p= Hammer on/pull off
h/p= Çekiç açma/çekme
__ = Ring note
__ = Zil notu
The strumming is easy enough to figure out by yourself.
Tıngırdamayı kendi başınıza anlayacak kadar kolaydır.
I've put the piano part in some places,
Piyano kısmını bazı yerlere koydum.
The rest is just a repetition or variation of the previous.
Gerisi sadece bir öncekinin tekrarı veya varyasyonudur.
Enjoi (Y)
Tadını çıkarın (Y)
Guitar (0:00)
Gitar (0:00)
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . ____
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . ____
Guitar (0:06) (0:20)
Gitar (0:06) (0:20)
Piano (Tab) (0:06):
Piyano (Sekme) (0:06):
Piano (Tab) (0:20):
Piyano (Sekme) (0:20):
Guitar (0:23):
Gitar (0:23):
Piano (0:23):
Piyano (0:23):
E|-----------||
E|---------------||
Guitar (0:50): (1:04)
Gitar (0:50): (1:04)
__
__
Guitar (1:07):
Gitar (1:07):
Guitar (1:34):
Gitar (1:34):
Guitar (1:48): (2:08)
Gitar (1:48): (2:08)
Guitar (2:15): (2:15)
Gitar (2:15): (2:15)
____
____
Piano (2:23):
Piyano (2:23):
Piano (2:30):
Piyano (2:30):
Guitar (2:37):
Gitar (2:37):
. . . . . . . ____
. . . . . . . ____
Guitar (2:54): (3:21) (3:24)
Gitar (2:54): (3:21) (3:24)
______________.
_________________.
there were ocean waves
okyanus dalgaları vardı
big city lights
büyük şehrin ışıkları
lazy summer days
tembel yaz günleri
and crazy sleepless nights
ve çılgın uykusuz geceler
somewhere along an open road
açık bir yol boyunca bir yerde
we drove ourselves out of our minds
kendimizi aklımızdan çıkardık
sometimes to do the things you love
bazen sevdiğin şeyleri yapmak
you leave the ones you love behind
sevdiklerini arkanda bırakıyorsun
you danced
dans ettin
you drank
içtin
you laughed
güldün
you cried
ağladın
you went to work
işe gittin
and said goodbye
ve veda ettim
i've lived
yaşadım
i learnt
öğrendim
stayed up all night
bütün gece uyanık kaldım
i'll see you when the time is right again
tekrar zamanı geldiğinde seni göreceğim
i got old shoes in a brand new town
Yepyeni bir kasabada eski ayakkabılarım var
i wear 'em like they're staring, let the tongues hang out
onları sanki bakıyormuş gibi giyiyorum, bırak diller dışarı çıksın
i'm just too loose for the same old crowd
aynı eski kalabalığa göre fazla gevşekim
if i could only see your face before my souls wear out
Ruhum tükenmeden yüzünü görebilseydim
somewhere out on an open road
açık bir yolda bir yerde
you searched until you looked inside
İçine bakana kadar aradın
sometimes you've gotta see the world
bazen dünyayı görmen gerekir
to find out what you left behind
geride ne bıraktığını öğrenmek için
you danced
dans ettin
you drank
içtin
you laughed
güldün
you cried
ağladın
you went to work
işe gittin
and said goodbye
ve veda ettim
i've lived
yaşadım
i learnt
öğrendim
stayed up all night
bütün gece uyanık kaldım
i'll see you when the time is right again
tekrar zamanı geldiğinde seni göreceğim
wait for me
beni bekle
(don't wait, don't wait)
(bekleme, bekleme)
wait for me
beni bekle
(don't wait, don't wait)
(bekleme, bekleme)
we walked the floor, the sun, the rise
zeminde, güneşte, doğuşta yürüdük
we packed our bags and waved goodbye
çantalarımızı topladık ve vedalaştık
we drove into a great sunset
harika bir gün batımına doğru yola çıktık
and lived a life with no regret
ve pişmanlık duymadan bir hayat yaşadım
we lived a life with no regret
pişmanlık duymadan bir hayat yaşadık
(don't wait, don't wait, don't wait, don't wait)
(bekleme, bekleme, bekleme, bekleme)
i can't recall the sun to rise
güneşin doğduğunu hatırlamıyorum
i'll never know until i try
denemeden asla bilemeyeceğim
we made mistakes and learned in time
hatalar yaptık ve zamanla öğrendik
but on the road we live and die
ama yolda yaşıyoruz ve ölüyoruz
i can't recall the sun to rise
güneşin doğduğunu hatırlamıyorum
i'll never know until i try
denemeden asla bilemeyeceğim
we made mistakes and learned in time
hatalar yaptık ve zamanla öğrendik
but on the road we live and die
ama yolda yaşıyoruz ve ölüyoruz
but on the road we live and die
ama yolda yaşıyoruz ve ölüyoruz
we live...
yaşıyoruz...
(we'll never know...)
(asla bilemeyeceğiz...)
All lyrics are property and copyright of their respective owners. Translation provided for educational purposes only.
