Small Rebellion Şarkı Sözleri Türkçe Çevirisi
James Keelaghan - Küçük İsyan
🌐 Türkçe çevirisi — İngilizce orijinal için tıklayın
CAPO: 2nd Fret
CAPO: 2. Perde
INTRO: G C G C G
GİRİŞ: G C G C G
Well, friends, hereby hangs a tale
Pekala arkadaşlar, burada bir hikaye asılı
The year was nineteen thirty-one
Yıl bin dokuz otuz birdi
A good job digging for the king
Kral için kazmak iyi bir iş
While there's so many on the bum
Serseride bu kadar çok şey varken
I'd done my time across in France
Zamanımı Fransa'da geçirmiştim
Fought at Moreaux and at Vimy
Moreaux ve Vimy'de savaştı
Done my service for my country
Ülkem için hizmetimi yaptım
Thought I'd put the guns behind me
Silahları arkamda bırakmayı düşündüm
I should have known it from the start
Bunu başından beri bilmeliydim
Peace may be signed between two nations
İki ülke arasında barış imzalanabilir
But for protection of your rights
Ancak haklarınızın korunması için
My friends, it's always battle stations
Dostlarım, bunlar her zaman savaş istasyonlarıdır
And so it was the union boys
Ve sendika çocukları da öyleydi
Set up shop there in the coalfields
Orada, kömür yataklarında dükkan aç
Said that they would be our voice
Sesimiz olacaklarını söyledi
Said that they would be our shield
Kalkanımız olacaklarını söyledi
INTERLUDE: C G C G
ARALIK: C G C G
They said just a little march
Sadece küçük bir yürüyüş dediler
Across the town and past the station
Kasabanın karşısında ve istasyonun ötesinde
Some fine strong speakers and a band
Bazı iyi ve güçlü konuşmacılar ve bir grup
A fairly peaceful congregation
Oldukça huzurlu bir cemaat
Let them know that we were strong
Güçlü olduğumuzu onlara bildirin
Show them we could be united
Onlara birlik olabileceğimizi gösterin
Show them we had found our voice
Onlara sesimizi bulduğumuzu gösterin
And that we would not be frightened
Ve korkmayacağımızı
I should have known it from the start
Bunu başından beri bilmeliydim
Workers marching makes them nervous
İşçilerin yürüyüşü tedirgin ediyor
I saw no menace in our group
Grubumuzda hiçbir tehdit görmedim
Peaceful of heart and stout of purpose
Huzurlu bir kalp ve sağlam bir amaç
The local peelers were forewarned
Yerel soyucular önceden uyarıldı
It's sure as hell they were forearmed
Kesinlikle önceden silahlanmışlardı
How could we cause them any trouble?
Onlara nasıl sorun çıkarabiliriz?
How could they be so alarmed?
Nasıl bu kadar paniğe kapılabildiler?
INTERLUDE: C G C G
ARALIK: C G C G
Armed with truncheons and with guns
Coplarla ve silahlarla donanmış
They took their line across the road
Yol boyunca sıralarını aldılar
Their faces cast in stone
Yüzleri taşa dökülmüş
I heard the call to aim and load
Nişan alma ve yükleme çağrısını duydum
Saw the deadly muzzle flash
Ölümcül namlu flaşını gördüm
Saw the people drop around me
İnsanların etrafıma düştüğünü gördüm
Took a bullet to the leg
Bacağına kurşun yedim
My friends, and that is how they found me
Arkadaşlarım beni bu şekilde buldular
I should have known it from the start
Bunu başından beri bilmeliydim
Should have seen the trouble coming
Sorunun yaklaştığını görmeliydim
Seen the ugly twist of fate
Kaderin çirkin cilvesini gördüm
Turned my tail and started running
Kuyruğumu çevirdim ve koşmaya başladım
Known when push has come to shove
İtmenin ne zaman itildiği biliniyor
And it's a heavy hand that feeds you
Ve seni besleyen ağır bir el
That the job that was your life
Bu senin hayatın olan iş
Becomes the job that slowly beats you
Yavaş yavaş seni yenen iş haline gelir
BRIDGE:
KÖPRÜ:
No use, no use, for the ranting of the government men
Hükümet adamlarının bağırmasının faydası yok, faydası yok
No use, for their fine print and their fountain pen
İnce baskıları ve dolma kalemleri hiçbir işe yaramıyor
No use, no use in me denying
Faydası yok, inkar etmenin faydası yok
This small rebellion's over, but I'm leaving here unbowed
Bu küçük isyan bitti ama buradan boyun eğmeden ayrılıyorum
INTERLUDE: C G C G
ARALIK: C G C G
And when the dust had finally cleared
Ve toz nihayet temizlendiğinde
When all dissent had been put down
Tüm muhalifler bastırıldığında
I packed my life in two worn bags
Hayatımı iki eskimiş çantaya sığdırdım
Caught the train and left the town
Treni yakaladım ve şehri terk ettim
In this case justice sure was blind
Bu durumda adalet kesinlikle kördü
At least blind to human suffering
En azından insanların acılarına karşı kör
They said they'd put us in our place
Bizi yerimize koyacaklarını söylediler
And I guess they weren't bluffing
Ve sanırım blöf yapmıyorlardı
I should have known it from the start
Bunu başından beri bilmeliydim
It's not the truth that really matters
Gerçekten önemli olan gerçek değil
The real world tramples on such things
Gerçek dünya böyle şeyleri ayaklar altına alıyor
Leaves your mental state in tatters
Ruhsal durumunuzu paramparça eder
Makes the blowing prairie dust
Rüzgarın kır tozunu savurmasını sağlar
Seem like it is stationary
Sabit gibi görünüyor
Makes the proudest person humble
En gururlu insanı alçakgönüllü yapar
And the strongest person wary
Ve en güçlü kişi ihtiyatlı
Makes the proudest person humble
En gururlu insanı alçakgönüllü yapar
And the strongest person wary
Ve en güçlü kişi ihtiyatlı
All lyrics are property and copyright of their respective owners. Translation provided for educational purposes only.
