Alger Şarkı Sözleri Türkçe Çevirisi
Jean Leloup - Cezayir
by Jean Leloup
🌐 Türkçe çevirisi — İngilizce orijinal için tıklayın
Hé les mecs y a une bagnole abandonnée dans le parking
Merhaba arkadaşlar, otoparkta terk edilmiş bir araba var.
?a fait un mois qu'elle y fout rien y a déj les pneus de crevés
?Bir aydır hiçbir şey yapmıyor, lastikleri zaten patlamış
Vite vite vite au sixième étage on va la bombarder Hé!
Çabuk, çabuk, altıncı katı bombalayacağız Hey!
Eh merde il faut faire vite sinon il restera que le klaxon
Neyse, hızlı hareket etmeliyiz yoksa sadece korna çalacak
Oh l y a la cité Merzoug y nous ont volé not'ballon d'foot
Ah Merzoug şehri var, futbolumuzu bizden çaldılar
Tout l'monde on monte la barrière amenez les roches amenez les pierres
Çit ördüğümüz herkes kayaları getirsin
Oh l l l pauvre Moustafa 'l a r'çu un coup su' l'cabochon
Ah, zavallı Mustafa'nın kabaşonuna bir darbe yedim
Oh l ça saigne pauvre Moustafa allez on fout l'camp c'est des cons
Ah, kanıyor zavallı Mustafa, hadi çıkalım buradan, bunlar aptal
El din imma el din arba El din imma el din baba
El din imma el din arba El din imma el din baba
El din imma el din arba El din imma el din baba
El din imma el din arba El din imma el din baba
? Alger c'est toujours l'été on s'amuse bien sur les trottoirs
? Cezayir hep yazdır, kaldırımlarda eğleniriz
On va au marchand d' côté et on achète des olives noires
Yakındaki tüccara gidip siyah zeytin alıyoruz
Il y a les rues il y a le port en bas c'est la casbah Hé!
Sokaklar var, liman var, aşağıda kasbah var Hey!
Les enfants les macs les fathmas et la mer Méditerranée
Çocuklar, pezevenkler, fatmalar ve Akdeniz
Derrière chez moi El Biar il y a le marché noir
Evimin arkasında El Biar karaborsa var
Les vieux sont assis en tailleur, les femmes qui vendent des porte-bonheur
Yaşlılar bağdaş kurup oturuyor, kadınlar uğurlu takılar satıyor
Si tu voyais la marchandise les bijoux et les friandises
Eğer malları, mücevherleri ve tatlıları gördüyseniz
Les couteaux super acérés sur les tapis dans les paniers
Sepetlerdeki halıların üzerindeki süper keskin bıçaklar
? l'A¯d on tue le mouton il y a du sang sur les balcons
? AD'de koyunları kesiyoruz balkonlarda kan var
Après pour enlever la peau on gonfle avec la pompe vélo
Daha sonra derisini çıkarmak için bisiklet pompasıyla şişiriyoruz.
Allah ya baba Allah ya baba Asmah!
Allah ya baba Allah ya baba Esmah!
Allah ya baba Allah ya baba Asmah la darbouka
Allah ya baba Allah ya baba Esmah la darbouka
Hier y a eu la migration les bédouins avec leurs moutons
Dün koyunlarıyla Bedevi göçü vardı
Ont envahi toute la cité toutes les rues étaient bloquées
Bütün şehri işgal etti, bütün sokaklar kapatıldı
Si t'avais vu la gueule des flics devant les rues embouteillées
Kalabalık sokakların önünde polislerin yüzlerini görseydiniz
Les bédouins tranquilles prenaient l'thé devant la tente sans s'énerver
Sessiz Bedeviler çadırın önünde hiç üzülmeden çay içtiler.
Et puis hier j'te jure mon frère 'l a neigé hier Alger
Ve dün sana yemin ederim kardeşim dün kar yağdı Cezayir'e
Les oiseaux pour se réchauffer allaient s'jeter sur la chaussée
Kuşlar ısınmak için kendilerini yollara atacaklardı
Et puis l l oui par milliers s'faisaient écrabouiller Hé!
Ve sonra evet binlerce kişi ezildi Hey!
J'te jure mon frère il a neigé 'l a neigé hier Alger
Yemin ederim kardeşim dün kar yağdı Cezayir'e
C'est l aussi que j'l'ai connue la première fille que j'l'ai perdue
Kaybettiğim ilk kızla da orada tanıştım
La première fille que j'l'ai aimée la première fille que j'l'ai caressée
Sevdiğim ilk kız, okşadığım ilk kız
En face il y avait la casbah les enfants les macs les fathmas
Karşısında kasaplar, çocuklar, pezevenkler ve fatmalar vardı.
Les olives et les oliviers et la mer Méditerranée
Zeytin ve zeytin ağaçları ve Akdeniz
et la mer Méditerranée
ve Akdeniz
Hey!
Hey!
All lyrics are property and copyright of their respective owners. Translation provided for educational purposes only.
