Easy Şarkı Sözleri Türkçe Çevirisi
Joanna Newsom - Kolay
🌐 Türkçe çevirisi — İngilizce orijinal için tıklayın
It seemed like the other one mixed up the keys a bit so
Diğeri tuşları biraz karıştırmış gibi görünüyordu o yüzden
here's a version that seems more accurate
işte daha doğru görünen bir versiyon
ea-aaasy
e-aaasy
ea-aasy,
kolay,
my man and me.
adamım ve ben.
we could rest and remain here,
dinlenip burada kalabiliriz
easily
kolayca
we are tested and pained by
test ediliyoruz ve acı çekiyoruz
what's beyond our bed
yatağımızın ötesinde ne var
we're blessed and sustained by
biz kutsandık ve desteklendik
what is not said
ne söylenmedi
no one knows what is coming
kimse ne geleceğini bilmiyor
who will harvest what we have sown
bizim ektiğimizi kim biçecek
or how i've been dulling and dulling
ya da nasıl donuklaştığımı ve donuklaştığımı
in the service of the heart alone
yalnızca kalbin hizmetinde
or how i am warmed to the bone by the river
ya da nehir kenarında nasıl iliğime kadar ısındığımı
and in the river, made a life
ve nehirde bir hayat kurdum
i'm your little life-giver
ben senin küçük hayat vereninim
i will give my life
hayatımı vereceğim
Haven't you seen what i've seen?
Benim gördüğümü görmedin mi?
don't you know what you ought to do?
ne yapman gerektiğini bilmiyor musun?
i was born to love
sevmek için doğdum
and i intend to love you
ve seni sevmeye niyetliyim
down in the valley, where the fields of green
vadinin aşağısında, yeşil tarlaların olduğu yerde
watch my luck turn full into
şansımın tam olarak dönüşünü izle
love
aşk
paralyzed daisy, cling 'til only i may love you
felçli papatya, seni yalnızca ben sevinceye kadar sarıl
i am easy
ben kolayım
easy to keep
saklaması kolay
honey, you please me
tatlım, beni memnun ediyorsun
even in your sleep
uykunda bile
but my arms want to carry
ama kollarım taşımak istiyor
my heart wants to hold
kalbim tutmak istiyor
tell me your worries:
bana endişelerini söyle:
i want to be told
söylenmesini istiyorum
sit and see how the fog from the port in the bay
oturup körfezdeki limandan gelen sisin nasıl olduğunu görün
lays like snow at the foot of the Roanoke
Roanoke'nin eteğinde kar gibi yatıyor
hear the frog going courtin'
kurbağanın flört ettiğini duy
'til the day he croaks
vıraklayacağı güne kadar
saying even then, "how there is light in the river
o zaman bile şöyle diyordu: "Nehirde nasıl da ışık var
there's a river made of light
ışıktan yapılmış bir nehir var
c'mon, you little life-giver
hadi, seni küçük hayat veren
give your life"
canını ver"
who asked, who asked you if you wanna be
kim sordu, kim sana olmak isteyip istemediğini sordu
loved by me?
benim tarafımdan mı sevildin?
who died and made you
kim öldü ve seni yarattı
in charge of who loves who?
kimin kimi sevdiğinden sorumlu?
All the livelong day
Bütün canlı gün
if i have my way, i will love you
eğer yoluma devam edersem seni seveceğim
want can't carry the weight
ağırlığı taşıyamamak istiyorum
or change the fate of two
ya da ikisinin kaderini değiştir
i've been waiting for a break
bir mola bekliyordum
how long's it gonna take? let me love you
ne kadar sürecek? izin ver seni sevmeme izin ver
how about it? how about what i have to say?
buna ne dersin? peki ya söyleyeceklerim?
how about that livelong day,
o uzun ömürlü güne ne dersin?
how am I gonna stay here without you?
sen olmadan burada nasıl kalacağım?
Easy, easy,
Kolay, kolay,
You must not fear.
Korkmamalısın.
You must meet me to see me,
Beni görmek için benimle tanışmalısın
I am barely here.
Zar zor buradayım.
But like a bloody mary,
Ama kanlı bir Mary gibi,
Seen in the mirror,
Aynada görülen,
Speak my name and I appear.
Adımı söyle ve ben ortaya çıkayım.
Speak my name and I appear
Adımı söyle ve ben ortaya çıkayım
Speak and I appear.
Konuş ve ben ortaya çıkayım.
All lyrics are property and copyright of their respective owners. Translation provided for educational purposes only.
