Rumbrave Şarkı Sözleri Türkçe Çevirisi

Ölümle Cinayet - Rumbrave

by Murder by Death

🌐 Türkçe çevirisi — İngilizce orijinal için tıklayın

Murder by Death Rumbrave

Rumbrave - Murder By Death
Rumbrave - Ölümle Cinayet
I had jade colored eyes
yeşim rengi gözlerim vardı
That shimmered in the sun
Güneşte parıldayan
If you stared at them too long
Eğer onlara çok uzun süre bakarsan
You'd catch a glimpse of what I'd done
Ne yaptığımı bir anlığına anlarsın
The faces of the damned
Lanetlilerin yüzleri
And all the butchered lambs
Ve bütün kesilmiş kuzular
If I had to do it over
Eğer bunu yeniden yapmak zorunda kalsaydım
I just would've done it slower
Sadece daha yavaş yapardım
When we meet you will see
Buluştuğumuzda göreceksin
I will destroy everything of beauty
Güzel olan her şeyi yok edeceğim
When we meet then you'll know
Buluştuğumuzda anlayacaksın
I'll be the axe that clears the forest
Ormanı temizleyen balta olacağım
When I had my fill and tasted every kill
Doyduğumda ve her öldürmeyi tattığımda
There was nothin' left to do
Yapacak hiçbir şey kalmamıştı
But bow out of this world
Ama bu dünyadan çekil
I heard tell of a place
Bir yerin söylendiğini duydum
Where the dead walk tall and proud
Ölülerin uzun ve gururlu yürüdüğü yer
Where men like me were needed
Benim gibi adamlara ihtiyaç duyulan yer
To thin the growing crowd
Büyüyen kalabalığı zayıflatmak için
Deep below the dunes I roved
Gezindiğim kum tepelerinin derinliklerinde
Past the rows past the rows
Satırları geçerek satırları geçtik
Beside the acacias freshly in bloom
Taze çiçek açan akasyaların yanında
I send men to their doom
İnsanları kendi felaketlerine gönderiyorum
this part is played using these two chords
bu kısım bu iki akor kullanılarak çalınır
I spent those days runnin' hard and fast
O günleri hızlı ve sıkı koşarak geçirdim
With no place to lay my head
Başımı koyacak yerim yok
The sound of the rain against the roof
Yağmurun çatıya vuran sesi
Was loud enough to wake the dead
Ölüleri uyandıracak kadar gürültülüydü
And my legs were tired and my feet were cold
Ve bacaklarım yorgundu ve ayaklarım üşüyordu
But all I could do was get back on the road
Ama yapabileceğim tek şey yola geri dönmekti
So I came upon a shanty town
Böylece bir gecekondu kasabasına rastladım
Full of bitter men
Acı adamlarla dolu
Where carved into a crude wood sign
Ham bir ahşap tabelaya oyulmuş yer
It read 'welcome to the end'
'Sona hoş geldiniz' yazıyordu
For a dollar you could buy a girl
Bir dolara bir kız satın alabilirsin
Of every possible design
Mümkün olan her tasarımın
But you couldn't find one decent man
Ama düzgün bir adam bulamadın
Or a word spoken kind
Veya nazik bir şekilde söylenen bir kelime
Whiskey was for supper
Viski akşam yemeğindeydi
A man couldn't ask for better!
Bir adam daha iyisini isteyemezdi!
When we meet you will see
Buluştuğumuzda göreceksin
I will destroy everything of beauty
Güzel olan her şeyi yok edeceğim
When we meet then you'll know
Buluştuğumuzda anlayacaksın
I'll be the axe that clears the forest
Ormanı temizleyen balta olacağım
I spent those days huntin' hard and fast
O günleri sıkı ve hızlı avlanarak geçirdim
With no place to lay my head
Başımı koyacak yerim yok
And the sound of the rain against the roof
Ve çatıya çarpan yağmurun sesi
Was loud enough to wake the dead
Ölüleri uyandıracak kadar gürültülüydü
And my legs were tired and my feet were cold
Ve bacaklarım yorgundu ve ayaklarım üşüyordu
But all I could do was get back on the road
Ama yapabileceğim tek şey yola geri dönmekti
We were left alone left alone
Yalnız kaldık yalnız kaldık
Every king on his lonely throne
Yalnız tahtındaki her kral
We were left alone left alone
Yalnız kaldık yalnız kaldık
Every king on his lonely throne
Yalnız tahtındaki her kral

All lyrics are property and copyright of their respective owners. Translation provided for educational purposes only.