Cowboy Days Şarkı Sözleri Türkçe Çevirisi
Terri Clark - Kovboy Günleri
by Terri Clark
🌐 Türkçe çevirisi — İngilizce orijinal için tıklayın
I was third alto on the second row of the First Baptist Church choir
Birinci Baptist Kilisesi korosunun ikinci sırasında üçüncü alto oldum
I was keeper of the minutes of the Tri Delts, In charge of the homecoming bonfire
Tri Delts'in tutanaklarının bekçisiydim, eve dönüş şenlik ateşinden sorumluydum
I was a straight "A", straight-laced, level-headed as they come
Ben düz bir "A"ydım, düz görüşlü, aklı başındaydım
And parked at the Sonic, isn't that ironic, when my whole world came undone
Ve Sonic'in yanına park ettiğimde tüm dünyamın yerle bir olması o kadar da ironik değil mi?
One slot over was a calf roper giving me his George Strait smile
Bir aralıkta bana George Boğazı gülümsemesini veren bir buzağı halatçısı vardı
And before I knew Miss Goody-Two-Shoes was two-steppin', runnin' wild
Ve Bayan Goody-İki-Ayakkabı'nın iki adım attığını, çılgınca koştuğunu bilmeden önce
Chorus:
Koro:
Back in my cowboy days, Lord, what a honky tonkin' haze
Kovboy günlerimde, Tanrım, ne muhteşem bir sis
He was forbidden fruit in them tight Wranglers and boots
Sıkı Wrangler'larda ve botlarda yasak meyve vardı
It was all dangerous fun, we were two outlaws on the run
Bunların hepsi tehlikeli eğlenceydi, biz kaçan iki kanun kaçağıydık
Tastin' that rodeo dust, two unlikelies in love
O rodeo tozunu tadıyorum, aşkta iki ihtimal yok
I swore I'd never give him up, back in my cowboy days
Kovboy günlerimde ondan asla vazgeçmeyeceğime yemin ettim
Well, Mama said, "He's crazy". Daddy said, He's lazy." sister said, "Does he have a brother?"
Annem "O deli" dedi. Babam "Tembel" dedi." Kız kardeş de "Erkek kardeşi var mı?" diye sordu.
Well, I changed my dress and who woulda guessed I'd be wearin' them jeans and ropers
Elbisemi değiştirdim ve kim onların kot pantolon ve pantolon giyeceğimi tahmin edebilirdi
It was passionate nights and dashboard lights Nobody was watchin' the clock
Tutkulu gecelerdi ve gösterge paneli ışıkları Kimse saati izlemiyordu
It was love in the makin' eggs and bacon at the Seventy-Six truck stop
Yetmiş Altı kamyon durağında yumurta ve domuz pastırması yapmak aşktı
Bridge:
Köprü:
Sometimes I lay here thinkin' 'bout him and laugh about my crazy past
Bazen burada uzanıp onu düşünüyorum ve çılgın geçmişime gülüyorum
Then I roll over and kiss the calf roper, who'da thought it'd ever last
Sonra yuvarlanıp buzağı halatçısını öpüyorum, kim bunun sonsuza dek süreceğini düşünmüştü
All lyrics are property and copyright of their respective owners. Translation provided for educational purposes only.
