Tilt Şarkı Sözleri Türkçe Çevirisi

Vahşi Tatlı Portakal - Eğim

by Wild Sweet Orange

🌐 Türkçe çevirisi — İngilizce orijinal için tıklayın

Wild Sweet Orange Tilt

You're shaking bad in your sheets,
Çarşafların içinde fena halde titriyorsun.
Convulsing like you didn't eat.
Sanki yemek yememişsin gibi sarsılıyorsun.
You don't know what's more scary,
Hangisinin daha korkutucu olduğunu bilmiyorsun
Your door open or closed.
Kapınız açık veya kapalı.
"Do I look like a dead body?"
"Ölü bir bedene mi benziyorum?"
Your jumping jaw asked me
Zıplayan çenen bana sordu
With the funniest smile I've ever seen.
Gördüğüm en komik gülümsemeyle.
Your soul was coming out your eyes.
Ruhun gözlerinden çıkıyordu.
Piles of clothes and photographs
Giysi ve fotoğraf yığınları
Fill the floor where I collapse.
Çöktüğüm zemini doldur.
The walls grow blue and
Duvarlar mavileşiyor ve
I'm trying to lift my head.
Başımı kaldırmaya çalışıyorum.
Now I'm dying in this living room.
Şimdi bu oturma odasında ölüyorum.
My stomach turns to sand.
Midem kuma dönüyor.
Yeah, why do I fight the good times
Evet, neden iyi zamanlar için savaşıyorum
Like I'm sure that I'll be damned?
Lanetleneceğimden eminmişim gibi mi?
And I fear what I've done
Ve yaptığım şeyden korkuyorum
Means I've lost what I love.
Bu, sevdiğim şeyi kaybettiğim anlamına geliyor.
And I fear what I've done
Ve yaptığım şeyden korkuyorum
Means I've lost what I love.
Bu, sevdiğim şeyi kaybettiğim anlamına geliyor.
Hardwood floors carry sounds
Parke zeminler ses taşır
That carry slow to my ears.
Bu kulaklarıma yavaş geliyor.
It's the words I can't recognize,
Tanımlayamadığım kelimeler bunlar
But I'm trying hard to hear.
Ama duymaya çalışıyorum.
'Cause my eyes can't find the things
Çünkü gözlerim bir şeyleri bulamıyor
That they're looking for down here.
Burada aradıkları şey.
And brown leaves are covering,
Ve kahverengi yapraklar örtüyor,
Another wasted day this year.
Bu sene yine boşa giden bir gün.
The lights strung out across the yard
Işıklar avluya yayıldı
Remind me of a time, oh,
Bana bir zamanı hatırlat
When I tried to be a light, you know,
Bir ışık olmaya çalıştığımda, bilirsin,
God, I tried to shine.
Tanrım, parlamaya çalıştım.
But the cross seems so high tonight,
Ama bu gece haç çok yüksek görünüyor,
And glory I can't find.
Ve bulamadığım zafer.
Oh, could you tilt it while you're leaning down,
Aşağı eğilirken onu eğebilir misin?
Or will you pull me back inside?
Yoksa beni tekrar içeri mi çekeceksin?
And I fear what I've done
Ve yaptığım şeyden korkuyorum
Means I've lost what I love.
Bu, sevdiğim şeyi kaybettiğim anlamına geliyor.
And I fear what I've done
Ve yaptığım şeyden korkuyorum
Means I've lost what I love.
Bu, sevdiğim şeyi kaybettiğim anlamına geliyor.
So carry me home
Bu yüzden beni eve taşı
To the door beneath the sand.
Kumun altındaki kapıya.
So carry me home
Bu yüzden beni eve taşı
To the sounds of angel bands.
Melek gruplarının seslerine.
And I fear what I've done
Ve yaptığım şeyden korkuyorum
Means I've lost what I love.
Bu, sevdiğim şeyi kaybettiğim anlamına geliyor.
And I fear what I've done
Ve yaptığım şeyden korkuyorum
Means I've lost what I love.
Bu, sevdiğim şeyi kaybettiğim anlamına geliyor.

All lyrics are property and copyright of their respective owners. Translation provided for educational purposes only.