Houses Şarkı Sözleri Türkçe Çevirisi

Judy Collins - Evler

by Judy Collins

Judy Collins - Houses şarkı sözleri ve Türkçe çevirisi. Orijinal lyrics metnini Türkçe anlamıyla birlikte okuyun; Almanca, İtalyanca, Fransızca, İspanyolca ve diğer çevirilere de ulaşın.

Türkçe çevirisi - orijinal şarkı sözlerini aç

Houses - Judy Collins
Çeviriler: TR RO DE ES FR PT RU PL NL IT JA AR
Judy Collins Houses

You have many houses, one for every season
Her mevsim için bir sürü eviniz var
Mountains in your windows, violets in your hand
Pencerelerinizde dağlar, elinizde menekşeler
Through your English meadows your blue-eyed horses wander
İngiliz çayırlarınızda mavi gözlü atlarınız dolaşıyor
You're in Colorado for the spring
Bahar için Colorado'dasınız
When the winter finds you, you fly to where it's summer
Kış seni bulunca yazın olduğu yere uçarsın
Rooms that face the ocean, moonlight on your bed
Okyanusa bakan odalar, yatağınızda ay ışığı
Mermaids swift as dolphins paint the air with diamonds
Yunuslar havayı elmaslarla boyarken deniz kızları da hızlıdır
You are like a seagull as you said
Martı gibisin söylediğin gibi
Why do you fly bright feathered sometimes in my dreams?
Neden bazen rüyalarımda parlak tüylerle uçuyorsun?
The shadows of your wings fall over my face
Kanatlarının gölgesi yüzüme düşüyor
I can feel no air, I can find no peace
Havayı hissedemiyorum, huzuru bulamıyorum
Brides in black ribbons, witches in white
Gelinler siyah kurdeleli, cadılar beyaz kurdeleli
Fly in through windows, fly out through the night
Pencerelerden uçun, gece boyunca uçun
Why do I think I'm dying sometimes in my dreams
Neden bazen rüyalarımda öldüğümü düşünüyorum?
I see myself a child running through the trees
Kendimi ağaçların arasında koşan bir çocuk olarak görüyorum
Searching for myself, looking for my life
Kendimi arıyorum, hayatımı arıyorum
Looking everywhere crawling on my knees
Dizlerimin üzerinde sürünerek her yere bakıyorum
I cannot see the leaves, I cannot see the light
Yaprakları göremiyorum, ışığı göremiyorum
Then I see you walking just beyond the forest
Sonra seni ormanın hemen ötesinde yürürken görüyorum
Walking very quickly, walking by yourself
Çok hızlı yürümek, kendi başına yürümek
Your shoes are silver, your coat is made of velvet
Ayakkabıların gümüş, ceketin kadife
Your eyes are shining, your voice is sweet and clear
Gözlerin parlıyor, sesin tatlı ve net
"Come on", you say, "Come with me, I'm going to the castle"
“Hadi” diyorsun, “Benimle gel, kaleye gidiyorum”
All the bells are ringing, the weddings have begun
Bütün çanlar çalıyor, düğünler başlıyor
But I can only stand here, I cannot move to follow
Ama sadece burada durabiliyorum, takip etmek için hareket edemiyorum
I'm burning in the shadows and freezing in the sun
Gölgelerde yanıyorum ve güneşte donuyorum
There are people with you living in your houses
Evlerinizde sizinle birlikte yaşayan insanlar var
People from your childhood who remember how you were
Çocukluğunuzdan nasıl olduğunuzu hatırlayan insanlar
You were always flying, nightingale of sorry
Sen hep uçuyordun, hüzün bülbülü
Singing bird with rainbows on your wings
Kanatlarında gökkuşağı olan şarkı söyleyen kuş

All lyrics are property and copyright of their respective owners. Translation provided for educational purposes only.