Sugar Magnolia Şarkı Sözleri Türkçe Çevirisi

Minnettar Ölü - Şeker Manolya

by Grateful Dead

🌐 Türkçe çevirisi — İngilizce orijinal için tıklayın

Grateful Dead Sugar Magnolia

riff 1 riff 2
riff 1 riff 2
**play riff 1 and 2 twice; then play riff 2 one more time.
**riff 1 ve 2'yi iki kez çalın; daha sonra bir kez daha riff 2'yi çalın.
Sugar magnolia, blossoms blooming
Şeker manolyası, açan çiçekler
heads all empty and I don't care,
kafalar tamamen boş ve umurumda değil
Saw my baby down by the river
Bebeğimi nehir kenarında gördüm
E D A *riff 2
EDA *riff 2
knew she'd have to come up soon for air.
Biraz sonra hava almak için yukarı çıkması gerektiğini biliyordu.
Sweet blossom come on, under the willow
Söğütlerin altında tatlı çiçek aç
we can have high times if you'll abide
eğer itaat edersen çok iyi zamanlar geçirebiliriz
We can discover the wonders of nature
Doğanın harikalarını keşfedebiliriz
E D A *riff 2
EDA *riff 2
rolling in the bushes down by the riverside.
nehir kenarındaki çalıların arasında yuvarlanıyordu.
horus
horus
She's got everything delightful, she's got everything I need,
Keyifli her şeye sahip, ihtiyacım olan her şeye sahip.
D G D D E A *riff 2
D G D D E A *riff 2
Takes the wheel when I'm seeing double, pays my ticket when I speed
Çift gördüğümde direksiyona geçiyor, hız yaptığımda biletimi ödüyor
She comes skimmin' through rays of violet
Menekşe ışınlarının arasından geçerek geliyor
she can wade in a drop of dew,
bir çiy damlasının içinde yürüyebilir,
She don't come and I don't follow
O gelmiyor ve ben takip etmiyorum
E E A *riff 2
E E A *riff 2
waits backstage while I sing to you.
Ben sana şarkı söylerken sahne arkasında bekliyor.
Well, she can dance a Cajun rhythm
Cajun ritminde dans edebilir
jump like a willys in four wheel drive.
Dört tekerlekten çekişte bir Willy gibi zıplayın.
She's a summer love for spring, fall and winter
O bir yaz aşkı; ilkbahar, sonbahar ve kış
E D A *riff 2
EDA *riff 2
She can make happy any man alive.
Yaşayan her erkeği mutlu edebilir.
ridge
sırt
Sugar magnolia, ringing that bluebell, caught up in sunlight
Şeker manolyası, o mavi çanı çalıyor, güneş ışığına yakalanmış
come on out singing I'll walk you in the sunshine
dışarı çık şarkı söyle sana güneş ışığında yürüyeceğim
D A *riff 2
D A *riff 2
come on honey, come along with me.
hadi tatlım, benimle gel.
horus
horus
She's got everything delightful, she's got everything I need,
Keyifli her şeye sahip, ihtiyacım olan her şeye sahip.
A breeze in the pines and the sun and bright moonlight
Çamlar arasında bir esinti, güneş ve parlak ay ışığı
D E A *riff 2
D E A *riff 2
lazing in the sunshine yes indeed.
güneş ışığında tembellik etmek evet gerçekten.
ridge 2
sırt 2
Sometimes when the cuckoo's cryin'
Bazen guguk kuşu ağladığında
when the moon is half way down,
Ay yarıya kadar indiğinde,
Sometimes when the night is dying
Bazen gece ölürken
I take me out and I wander around, I wander 'round.
Beni dışarı çıkarıyorum ve etrafta dolaşıyorum, dolaşıyorum.
Sunshine, daydream, walking in the tall trees
Güneş ışığı, hayal, uzun ağaçlarda yürüyüş
going where the wind goes blooming like a red rose
rüzgarın gittiği yere gitmek kırmızı bir gül gibi çiçek açar
breathing more freely, Ride our singin', I'll walk you in the morning sunshine
Daha özgürce nefes alıyorum, şarkımızı sür, sabah güneşinde sana yürüyeceğim
Sunshine, daydream. Sunshine, daydream. Walking in the sunshine.
Güneş ışığı, hayal. Güneş ışığı, hayal. Güneş ışığında yürümek.

All lyrics are property and copyright of their respective owners. Translation provided for educational purposes only.