Tackle Box Şarkı Sözleri Türkçe Çevirisi

Luke Bryan - Mücadele Kutusu

by Luke Bryan

🌐 Türkçe çevirisi — İngilizce orijinal için tıklayın

Luke Bryan Tackle Box

Luke Bryan - Tackle Box
Luke Bryan - Mücadele Kutusu
It was two shades of brown and scratched up plastic.
Kahverenginin iki tonuydu ve çizik plastikti.
It held extra line, lures, hooks, and matches.
İçinde fazladan ip, yemler, kancalar ve kibritler vardı.
With his last name engraved in black,
Soyadı siyaha kazınmış,
Right there by the handle on the top.
Tam orada, üstteki sapın yanında.
I'd slide it out of the back of his station wagon.
Onu steyşın vagonunun arkasından kaydırırdım.
Lug it down the bank with my arm draggin'.
Kolumu sürükleyerek onu kıyıya doğru sürükleyeceğim.
I could hardly wait for him
Onu sabırsızlıkla bekliyordum
To lift the lid on that tackle box.
O takım kutusunun kapağını kaldırmak için.
Cause I'd sail with across the South Pacific.
Çünkü Güney Pasifik'e yelken açardım.
Stand beside him on the bow of that battle ship.
O savaş gemisinin pruvasında onun yanında durun.
See him kiss the ground and thank the Good Lord Jesus.
Onun yeri öptüğünü ve Yüce Rab İsa'ya şükrettiğini görün.
And watch him run to Grandma, cryin' on the dock.
Ve onun iskelede ağlayarak büyükannesine koşmasını izle.
He opened up, every time he opened up
Her açıldığında açıldı
That ole tackle box.
Şu olta takımı kutusu.
He'd bait my hook and keep on tellin' stories
Kancama yem olur ve hikayeler anlatmaya devam ederdi
About nickel Cokes, girls, and sandlot glories.
Nikel kolalar, kızlar ve kumsal zaferleri hakkında.
Pickup trucks and golden fields
Kamyonetler ve altın alanlar
Long before this town knew blacktop.
Bu kasabanın asfaltı bilmesinden çok önceleri.
I was almost ridin' with him shotgun down those dirt roads
Neredeyse onunla birlikte o toprak yollarda pompalı tüfekle gidiyordum
Takin' turns on a jug of homemade shine
Almak bir sürahi ev yapımı parıltıyı açıyor
As he raced his buddies down through Mason Holler
Arkadaşlarıyla Mason Holler'a doğru yarışırken
Fillin' the sky with dust and kicked up rocks
Gökyüzünü tozla ve tekmelenmiş taşlarla dolduruyorum
He opened up every time he opened up
Her açıldığında açıldı
That ole tackle box.
Şu olta takımı kutusu.
He's been gone twenty years tomorrow
Yarın yirmi yıl sonra gitti
But I'm still holdin' on to one more wish
Ama hâlâ bir dilek daha tutuyorum
That God above would let be borrow Grandpa
Yukarıdaki Tanrı büyükbabanın ödünç alınmasına izin verirdi
For one more afternoon and one more fish.
Bir öğleden sonra ve bir balık daha için.
Cause I'd sail with across the South Pacific.
Çünkü Güney Pasifik'e yelken açardım.
Stand beside him on the bow of that battle ship.
O savaş gemisinin pruvasında onun yanında durun.
See him kiss the ground and thank the Good Lord Jesus.
Onun yeri öptüğünü ve Yüce Rab İsa'ya şükrettiğini görün.
And watch him run to Grandma, cryin' on the dock.
Ve onun iskelede ağlayarak büyükannesine koşmasını izle.
He opened up, every time he opened up
Her açıldığında açıldı
That ole tackle box.
Şu olta takımı kutusu.
Everything he loved, he kept locked up
Sevdiği her şeyi kilitli tuttu
In that ole tackle box.
O ole mücadele kutusunda.
It was two shades of brown and scratched up plastic.
Kahverenginin iki tonuydu ve çizik plastikti.

All lyrics are property and copyright of their respective owners. Translation provided for educational purposes only.