Fare Thee Well, Miss Carousel Şarkı Sözleri Türkçe Çevirisi

Townes Van Zandt - Elveda, Bayan Carousel

by Townes Van Zandt

Townes Van Zandt - Fare Thee Well, Miss Carousel şarkı sözleri ve Türkçe çevirisi. Orijinal lyrics metnini Türkçe anlamıyla birlikte okuyun; Almanca, İtalyanca, Fransızca, İspanyolca ve diğer çevirilere de ulaşın.

Türkçe çevirisi - orijinal şarkı sözlerini aç

Fare Thee Well, Miss Carousel - Townes Van Zandt
Çeviriler: TR RO DE ES FR PT RU PL NL IT JA AR
Townes Van Zandt Fare Thee Well, Miss Carousel

INTRO C
GİRİŞ C
|-----------0-0h2--2-2h3--2--0----------(0)...--|
|-----------0-0h2--2-2h3--2--0----------(0)...--|
|------3-3------------------------0h3---(3)...--|
|------3-3------------0h3---(3)...--|
Well the drunken clown still hanging 'round
Sarhoş palyaço hâlâ ortalıkta dolaşıyor
but it's plain the laughters all died down
ama kahkahaların tamamen söndüğü açık
The tears you tried so hard to hide are flowing
Saklamak için çok çabaladığın gözyaşların akıyor
And a blind man with his knife in hand
Ve elinde bıçağı olan kör bir adam
has convinced himself that he understands
anladığına kendini inandırdı
I wish him well, miss Carousel,
Ona iyi şanslar diliyorum, Bayan Carousel.
but I gotta be a going
ama gitmeliyim
Won't you come and get me when
Ne zaman gelip beni almayacaksın?
You're sure that you don't need me then
O zaman bana ihtiyacın olmadığından eminsin
I'll stand outside your window
Pencerenin dışında duracağım
and proudly call your name
ve gururla adını anıyorum
Well the lady's been told that all her gold
Bayana tüm altınlarının olduğu söylendi
is worth so much she can't be sold
o kadar değerli ki satılamaz
No time to weep, she'll later sleep tomorrow
Ağlayacak zaman yok, yarın daha sonra uyuyacak
When she carries her face to the market place
Yüzünü pazar yerine taşıdığında
and bets it on the open enrage
ve açık öfke üzerine bahse girerim
She can ring her bells, miss Carousel,
Zillerini çalabilir Bayan Carousel.
but this singing brings me sorrow
ama bu şarkı bana üzüntü veriyor
Won't you come and get me when
Ne zaman gelip beni almayacaksın?
You're sure that you don't need me then
O zaman bana ihtiyacın olmadığından eminsin
I'll stand outside your window
Pencerenin dışında duracağım
and proudly call your name
ve gururla adını anıyorum
But it's always done, every mothers sun
Ama bu her zaman yapılır, her annenin güneşi
is surely grown, and never run
kesinlikle büyümüş ve asla kaçmamıştır
So they fight with all their might inside them
Böylece içlerindeki tüm güçle savaşırlar
When the battles been fought 'n they all been taught
Savaşlar yapıldığında ve hepsi öğretildiğinde
that the trick is just not being caught
işin sırrı yakalanmamak
Will you give 'em hell, miss Carousel,
Onlara cehennemi yaşatacak mısın Bayan Carousel?
when they're begging you to hide them
onları saklaman için sana yalvardıklarında
Won't you come and get me when
Ne zaman gelip beni almayacaksın?
You're sure that you don't need me then
O zaman bana ihtiyacın olmadığından eminsin
I'll stand outside your window
Pencerenin dışında duracağım
and proudly call your name
ve gururla adını anıyorum
When they need a rose, your eyes felt closed
Bir güle ihtiyaç duyduklarında gözlerin kapalıydı
You clamped your fingers around your nose
Parmaklarını burnunun etrafına kenetledin
Would you say, that's anyway to judge him
Yine de onu yargılamanın bu olduğunu söyleyebilir misiniz?
Well you haven't got the authority
Peki senin yetkin yok
too kill him in the first degree
onu da birinci dereceden öldür
But would you feel compelled, miss Carousel,
Ama kendinizi buna mecbur hisseder misiniz Bayan Carousel?
if you had something to regret in
eğer pişman olacak bir şeyin olsaydı
Won't you come and get me when
Ne zaman gelip beni almayacaksın?
You're sure that you don't need me then
O zaman bana ihtiyacın olmadığından eminsin
I'll stand outside your window
Pencerenin dışında duracağım
and proudly call your name
ve gururla adını anıyorum
On velvet beach far beneath the reach
Kadife kumsalda, ulaşılamayacak kadar uzakta
of those who come to pray and preach
dua etmeye ve vaaz vermeye gelenlerin
The natural man that tried to stand is falling
Ayakta durmaya çalışan doğal adam düşüyor
Well how long will it be before he sees
Well how long will it be before he sees
you own his legs but his mind is free
bacaklarının sahibisin ama aklı özgür
only you can tell , miss Carousel,
Bunu yalnızca siz söyleyebilirsiniz Bayan Carousel.
how long will he be crawling
ne kadar süre emekleyecek
Won't you come and get me when
Ne zaman gelip beni almayacaksın?
You're sure that you don't need me then
O zaman bana ihtiyacın olmadığından eminsin
I'll stand outside your window
Pencerenin dışında duracağım
and proudly call your name
ve gururla adını anıyorum
All the castle walls grown so tall
Bütün kale duvarları öyle uzadı ki
Seems there ain't no hope at all
Görünüşe göre hiç umut yok
to reach the top even though you stopped for breathing
nefes almak için dursan bile zirveye ulaşmak
But I ain't gonna try to make you cry
Ama seni ağlatmaya çalışmayacağım
the teardrops couldn't find your eyes
gözyaşları gözlerini bulamadı
It's all been swell, miss Carousel,
Her şey çok güzeldi Bayan Carousel.
but the time has come for leaving
ama gitme vakti geldi
Won't you come and get me when
Ne zaman gelip beni almayacaksın?
You're sure that you don't need me then
O zaman bana ihtiyacın olmadığından eminsin

All lyrics are property and copyright of their respective owners. Translation provided for educational purposes only.