Scarlet Town Şarkı Sözleri Türkçe Çevirisi

Bob Dylan - Kızıl Kasaba

by Bob Dylan

🌐 Türkçe çevirisi — İngilizce orijinal için tıklayın

Bob Dylan Scarlet Town

In Scarlet Town, where I was born
Doğduğum yer olan Scarlet Town'da
There's ivy leaf and silver thorn
Sarmaşık yaprağı ve gümüş diken var
The streets have names that you can't pronounce
Sokakların telaffuz edemeyeceğin isimleri var
Gold is down to a quarter of an ounce
Altın çeyrek onsa geriledi
The music starts and the people sway
Müzik başlıyor ve insanlar sallanıyor
Everybody says, "Are you going my way?"
Herkes "Benim yoluma mı gidiyorsun?" diyor.
Uncle Tom still workin' for Uncle Bill
Tom Amca hâlâ Bill Amca için çalışıyor
Scarlet Town is under the hill.
Scarlet Town tepenin altındadır.
Scarlet Town in the month of May
Mayıs ayında Scarlet Town
Sweet William Holme on his deathbed lay
Tatlı William Holme ölüm döşeğinde yatıyordu
Mistress Mary by the side of the bed
Hanım Mary yatağın yanında
Kissin' his face and puttin' prayers on his head
Yüzünü öpüyorum ve başına dua ediyorum
So brave, so true, so gentle is he
O kadar cesur, o kadar dürüst, o kadar nazik ki o
I'll weep for him as he would weep for me
Onun benim için ağladığı gibi ben de onun için ağlayacağım
Little Boy Blue come your blow horn
Küçük Çocuk Mavi kornanı çal
In Scarlet Town, where I was born.
Doğduğum yer olan Scarlet Town'da.
Scarlet Town, in the hot noon hours,
Scarlet Town, sıcak öğle saatlerinde,
There's palm-leaf shadows and scattered flowers
Palmiye yaprağı gölgeleri ve dağınık çiçekler var
Beggars crouching at the gate
Kapıda çömelmiş dilenciler
Help comes, but it comes too late
Yardım gelir ama çok geç olur
By marble slabs and in fields of stone
Mermer levhalarda ve taş tarlalarında
You make your humble wishes known
Mütevazı dileklerini belli ediyorsun
I touched the garment, but the hem was torn
Elbiseye dokundum ama etek kısmı yırtılmıştı
In Scarlet Town, where I was born.
Doğduğum yer olan Scarlet Town'da.
In Scarlet Town, the end is near
Scarlet Town'da son yaklaşıyor
The Seven Wonders of the World are here
Dünyanın yedi harikası burada
The evil and the good livin' side by side
İyi ve kötü yan yana yaşıyor
All human forms seem glorified
Tüm insan formları yüceltilmiş görünüyor
Put your heart on a platter and see who will bite
Kalbini bir tabağa koy ve kimin ısıracağını gör
See who will hold you and kiss you good night
Bakalım seni kim tutacak ve iyi geceler öpücüğü verecek
There's walnut groves and maplewood
Ceviz bahçeleri ve akçaağaç var
In Scarlet Town cryin' won't do no good.
Scarlet Town'da ağlamanın hiçbir faydası olmayacak.
In Scarlet Town, you fight your father's foes
Scarlet Town'da babanın düşmanlarıyla savaşıyorsun
Up on the hill, a chilly wind blows
Tepede serin bir rüzgâr esiyor
You fight 'em on high and you fight 'em down in
Onlarla yukarıda savaşırsın ve aşağıda da onlarla savaşırsın
You fight 'em with whiskey, morphine and gin
Onlarla viski, morfin ve cinle savaşıyorsun
You've got legs that can drive men mad
Erkekleri çıldırtabilecek bacakların var
A lot of things we didn't do that I wish we had
Keşke yapsaydık dediğim halde yapmadığımız birçok şey var
In Scarlet Town, the sky is clear
Scarlet Town'da gökyüzü açık
You'll wish to God that you stayed right here.
Tanrı'dan burada kalmanı dileyeceksin.
Set 'em Joe, play "Walkin' the Floor"
Onları hazırla Joe, "Yerde Yürümek" oyna
Play it for my flat-chested junkie whore
Düz göğüslü keş fahişem için çal bunu
I'm staying up late, I'm making amends
Geç saatlere kadar kalıyorum, telafi ediyorum
While we smile, all heaven descends
Biz gülümserken, bütün cennet iner
If love is a sin, then beauty is a crime
Aşk günahsa güzellik de suçtur
All things are beautiful in their time
Her şey zamanında güzeldir
The black and the white, the yellow and the brown
Siyah ve beyaz, sarı ve kahverengi
It's all right there in front of you in Scarlet Town.
Scarlet Town'da her şey önünüzde.

All lyrics are property and copyright of their respective owners. Translation provided for educational purposes only.