Standing in the Doorway Şarkı Sözleri Türkçe Çevirisi

Bob Dylan - Kapıda Duruyorum

by Bob Dylan

🌐 Türkçe çevirisi — İngilizce orijinal için tıklayın

Bob Dylan Standing in the Doorway

Standing in the Doorway ? Bob Dylan
Kapı eşiğinde mi duruyorsunuz? Bob Dylan
Bob Dylan
Bob Dylan
Standing in the Doorway (1997)
Kapıda Durmak (1997)
(Dylan)
(Dylan)
From: "Time Out Of Mind"
Gönderen: "Akıl Dışı Zaman"
I usually play this with a capo but included chord voicings for a no-capo
Bunu genellikle capo ile çalıyorum ama caposuz için akor seslerini de ekledim
version too.
versiyonu da.
CHORDS
AKORLAR
VERSE (basic pattern with link)
AYET (bağlantılı temel kalıp)
without capo (transpose this tab up 4 semi-tones)
kapo olmadan (bu sekmeyi 4 yarım ton yukarıya aktarın)
CHORDS
AKORLAR
ch -/ch---
ch -/ch---
G#m/D# x-6-6-4-4-4
G#m/D# x-6-6-4-4-4
VERSE (basic pattern with link)
AYET (bağlantılı temel kalıp)
ch /ch ch /ch
ch /ch ch /ch
(key: E; to play without capo: transpose up 4 semi-tones)
(anahtar: E; capo olmadan çalmak için: 4 yarım tonu yukarı aktarın)
I'm walking through the summer nights
Yaz gecelerinde yürüyorum
Jukebox playing low
Müzik kutusu düşük sesle çalıyor
Yesterday everything was going too fast
Dün her şey çok hızlı gidiyordu
Today, it's moving too slow
Bugün çok yavaş ilerliyor
(sus2) (sus2)
(sus2) (sus2)
I got no place left to turn
Dönecek yerim kalmadı
(sus2)
(sus2)
I got nothing left to burn
Yakacak hiçbir şeyim kalmadı
Don't know if I saw you, if I would kiss you or kill you
Seni görsem mi, seni öpsem mi yoksa öldürsem mi bilmiyorum
It probably wouldn't matter to you anyhow
Muhtemelen zaten senin için önemli değil
You left me standing in the doorway, crying
Beni kapı eşiğinde ağlayarak bıraktın
I got nothing to go back to now
Artık geri dönecek hiçbir şeyim yok
The light in this place is so bad
Buranın ışığı çok kötü
Making me sick in the head
Başımı ağrıtıyor
All the laughter is just making me sad
Bütün kahkahalar beni üzüyor
The stars have turned cherry red
Yıldızlar kiraz kırmızısına döndü
(sus2) (sus2)
(sus2) (sus2)
I'm strumming on my gay guitar
Eşcinsel gitarımı tıngırdatıyorum
(sus2
(sus2
Smoking a cheap cigar
Ucuz puro içmek
The ghost of our old love has not gone away
Eski aşkımızın hayaleti gitmedi
it (?)
o (?)
Don't look like it will anytime soon
Yakın zamanda olacak gibi görünmüyor
You left me standing in the doorway, crying
Beni kapı eşiğinde ağlayarak bıraktın
Under the midnight moon
Gece yarısı ayın altında
Maybe they'll get me and maybe they won't
Belki beni yakalayacaklar, belki de alamayacaklar
But not tonight and it won't be here
Ama bu gece değil ve burada olmayacak
There are things I could say but I don't
Söyleyebileceğim şeyler var ama söylemiyorum
I know the mercy of God must be near
Tanrının merhametinin yakın olması gerektiğini biliyorum
(sus2) (sus2)
(sus2) (sus2)
I've been riding the midnight train
Gece yarısı trenine biniyordum
(sus2)
(sus2)
Got ice water in my veins
Damarlarımda buzlu su var
I would be crazy if I took you back
Seni geri alsaydım deli olurdum
It would go up against every rule
Her kurala aykırı olurdu
You left me standing in the doorway, crying
Beni kapı eşiğinde ağlayarak bıraktın
Suffering like a fool
Bir aptal gibi acı çekiyorum
When the last rays of daylight go down
Günün son ışıkları battığında
Buddy, you'll roll no more
Dostum, artık yuvarlanmayacaksın
I can hear the church bells ringing in the yard
Bahçede çalan kilise çanlarını duyabiliyorum
I wonder who they're ringing for
Kimin için aradıklarını merak ediyorum
((sus2)
((sus2)
I know I can't win
Kazanamayacağımı biliyorum
(sus2)
(sus2)
But my heart just won't give in
Ama kalbim pes etmiyor
Last night I danced with a stranger
Dün gece bir yabancıyla dans ettim
But she just reminded me you were the one
Ama o bana sadece senin o olduğunu hatırlattı
You left me standing in the doorway, crying
Beni kapı eşiğinde ağlayarak bıraktın
In the dark land of the sun
Güneşin karanlık ülkesinde
I'll eat when I'm hungry, drink when I'm dry
Acıktığımda yerim, kuruduğumda içerim
And live my life on the square
Ve hayatımı meydanda yaşayacağım
And even if the flesh falls off of my face
Ve yüzümden et dökülse bile
I know someone will be there to care
İlgilenecek birinin orada olacağını biliyorum
(sus2) (sus2)
(sus2) (sus2)
It always means so much
Her zaman çok şey ifade ediyor
(sus2)
(sus2)
Even the softest touch
En yumuşak dokunuşta bile
I see nothing to be gained by any explanation
Herhangi bir açıklamayla elde edilecek hiçbir şey görmüyorum
There's no words that need to be said
Söylenmesi gereken hiçbir kelime yok
You left me standing in the doorway, crying
Beni kapı eşiğinde ağlayarak bıraktın
Blues wrapped around my head
Blues kafamı sardı
| F Bb(sus4) | F Bb(sus4) |
| F Bb(sus4) | F Bb(sus4) |
| F Bb(sus4) | F Bb(sus4) |
| F Bb(sus4) | F Bb(sus4) |
(fade)
(solmaya)

All lyrics are property and copyright of their respective owners. Translation provided for educational purposes only.