Unbeliever Şarkı Sözleri Türkçe Çevirisi

Mimarlar - İnançsız

by Architects

🌐 Türkçe çevirisi — İngilizce orijinal için tıklayın

Architects Unbeliever

Song - Unbeliever
Şarkı - İnançsız
Band - Architects
Grup - Mimarlar
Album - Daybreaker
Albüm - Daybreaker
Amazing song... Looked for chords but couldn't find anything on UG,
Harika şarkı... Akorları aradım ama UG'de hiçbir şey bulamadım,
so I decided to figure it out myself... Pretty sure it's all right.
bu yüzden sorunu kendim çözmeye karar verdim... Sorun olmadığına eminim.
The last part with screaming is just the chords repeated all the
Çığlık atmanın olduğu son kısım sadece akorların tekrarlanmasıdır
way through, it is exactly the same as the chorus so follow the timing
baştan sona nakaratla tamamen aynı o yüzden zamanlamayı takip edin
of the chorus. I included all the timing until the screaming part.
korodan. Çığlık atana kadar tüm zamanlamayı dahil ettim.
I could not be bothered writing it all down for that part. -Carl G.
O kısım için hepsini yazma zahmetine giremedim. -Carl G.
Chords used:
Kullanılan akorlar:
Our story began in the heart, in the heart of a star.
Hikayemiz bir yıldızın kalbinde başladı.
We've lost our way, forgotten what we are.
Yolumuzu kaybettik, ne olduğumuzu unuttuk.
We're only particles in motion.
Biz sadece hareket halindeki parçacıklarız.
Floating through space, a destructive race.
Uzayda süzülen, yıkıcı bir yarış.
What a destructive race
Ne kadar yıkıcı bir ırk
-CHORUS-
-KORO-
Look at this life as a grain of sand,
Bu hayata bir kum tanesi gibi bak,
The blink of an eye, a world in your hands.
Göz açıp kapayıncaya kadar, avuçlarınızın içinde bir dünya.
Look at this life as a grain of sand,
Bu hayata bir kum tanesi gibi bak,
The blink of an eye,.
Göz açıp kapayıncaya kadar.
We're all...
Hepimiz...
Thinking, feeling, surviving, believing
Düşünmek, hissetmek, hayatta kalmak, inanmak
What we think is right, refract distorted light.
Doğru olduğunu düşündüğümüz şey, bozuk ışığın kırılmasıdır.
You helped build this fire inside of me.
İçimde bu ateşin oluşmasına sen yardım ettin.
Breathing fire won't burn down the borders,
Ateş solumak sınırları yakmaz,
Set against everything that came before us.
Önümüze gelen her şeye karşı çıkıyoruz.
All those things that you despise,
Nefret ettiğin tüm o şeyler,
We all see through human eyes.
Hepimiz insan gözüyle görüyoruz.
Thinking, feeling, surviving, believing
Düşünmek, hissetmek, hayatta kalmak, inanmak
What we think is right, refract distorted light.
Doğru olduğunu düşündüğümüz şey, bozuk ışığın kırılmasıdır.
You helped build this fire inside of me.
İçimde bu ateşin oluşmasına sen yardım ettin.
Breathing fire won't burn down the borders,
Ateş solumak sınırları yakmaz,
Set against everything that came before us.
Önümüze gelen her şeye karşı çıkıyoruz.
There is no side for us to choose,
Seçeceğimiz bir taraf yok
Bound together, we all win or all lose.
Birbirimize bağlı olarak hepimiz kazanırız ya da kaybederiz.
-CHORUS-
-KORO-
Look at this life as a grain of sand,
Bu hayata bir kum tanesi gibi bak,
The blink of an eye, a world in your hands.
Göz açıp kapayıncaya kadar, avuçlarınızın içinde bir dünya.
Look at this life as a grain of sand,
Bu hayata bir kum tanesi gibi bak,
The blink of an eye.. a world in your.. HAAAAAANDS!
Göz açıp kapayıncaya kadar.. içinizde bir dünya.. HAAAAAANDS!
F#m D A E (Repeat until end)
F#m D A E (Sonuna kadar tekrarlayın)
Life is so short.
Hayat çok kısa.
Take a moment to feel alive.
Yaşadığınızı hissetmek için bir dakikanızı ayırın.
I know all we meant was to expand and to thrive.
Tek amacımızın genişlemek ve gelişmek olduğunu biliyorum.
But we sharpened our claws and we went to war.
Ama biz pençelerimizi keskinleştirdik ve savaşa gittik.
With ourselves, with each other, with the rich and with the poor.
Kendimizle, birbirimizle, zenginle, fakirle.
With anyone different, who believes in less or more.
Daha azına veya daha fazlasına inanan farklı herkesle.
Step out of the shadow, cast by left and right wings.
Sol ve sağ kanatların yardımıyla gölgenin dışına çıkın.
Take refuge in each other and the triumph that it brings.
Birbirinize ve bunun getireceği zafere sığının.
Since we stood on two feet, we've been worth so much more.
İki ayak üzerinde durduğumuzdan beri çok daha değerli olduk.
Now tear down the walls, that were built to divide,
Artık bölmek için örülmüş duvarları yıkın.
It's time to extinguish that fire, that fire inside.
Artık o ateşi, içerideki o ateşi söndürmenin zamanı geldi.
(end with)
(ile bitir)

All lyrics are property and copyright of their respective owners. Translation provided for educational purposes only.