B1r Lyrics English Translation

Rights - B1r

by Hayki

Hayki - B1r lyrics and English translation. Read the original lyrics with English meaning, song translation and more languages on LyricsFull.

English translation - open original lyrics

B1r - Hayki
Translations: EN RO DE ES FR PT RU PL NL IT JA AR
Hayki B1r

Beyaz bir altın pamuk, Adanam'dan hediye
A white golden cotton, gift from Adanam
Tüm dünya aşıktır, bilirsin; Van'daki kediye
The whole world is in love, you know; To the cat in Van
Gökteki Ay; tıpkı bizim Kütahya'da porselen
Moon in the sky; Just like in our Kütahya, porcelain
Güneş doğarken İstanbul'dan bir başka yükselir
As the sun rises, something else rises from Istanbul
Artvin'de bal kadar tatlı, Afyon'da kaymak
Sweet as honey in Artvin, cream in Afyon
Ne müthiş; Antalya'da deniz keyfi, Uludağ'da kaymak
How amazing; Enjoying the sea in Antalya, skiing on Uludağ
Ya da Erzurum'da; Palandöken, Kilis'te yorgan diker halkım
Or in Erzurum; My people sew quilts in Palandöken, Kilis
Zonguldak'ta kömür yüz karartır
Coal darkens the face in Zonguldak
Pek sevilir bur'da, Kastamonu kır pidesi
Kastamonu country pita is very popular here.
Ve ya bir simit kap otur seyret, Üsküdar'da Kız Kulesi
Or grab a bagel and sit and watch the Maiden's Tower in Üsküdar
Mersinde Kız Kalesi, Rize'den çaylar
Maiden's Castle in Mersin, teas from Rize
Geçtiysem illa içmişimdir Susurluk'tan ayran
If I passed by, I must have drank ayran from Susurluk.
Ve bayrak dalgalanır gülümser Çanakkale
And the flag flies and smiles, Çanakkale
Mardin'de taş evler, her derde devadır Pamukkale'm
Stone houses in Mardin are the cure for all troubles, my Pamukkale
Sivas'ta kangal korur köyü, Edirne'de pehlivan
Kangal guard village in Sivas, wrestler in Edirne
Yolun düşerse bir gün tadıp Erzincan'dan peynir al
If you pass by, taste it one day and buy cheese from Erzincan.
Denizli'den öten horoz, sekiz ilden duyulur
The rooster crowing from Denizli is heard from eight provinces
Bu bizim soframız, buyurun hepimizi doyurur
This is our table, come on, it will feed us all
Huyumuz suyumuz bir, kazılan kuyumuz girme
Our habit is the same, our water is the same, our dug well is the same.
Kıbrıs'ta bizimle elbet Lefkoşa ve Girne
Of course Nicosia and Kyrenia are with us in Cyprus
Hep aynı yerde düştük yere, hep aynı yerde ezildik
We always fell in the same place, we were always crushed in the same place
Ne Azeri ne Türkmen ayrı, ne Lazı, ne Kürdü
Neither Azeri nor Turkmen, neither Laz nor Kurd
Sen parçala ve kirlet ülkem kültürlere birlik
You tear apart and pollute my country, bring unity to cultures
Amaç hep bir ağızdan burası yurdum diyebilmek
The aim is to be able to say in unison, "This is my homeland."
Aşık Seyrani, Mimar Sinan, Erciyes, Kayseri
Aşık Seyrani, Mimar Sinan, Erciyes, Kayseri
Gaziantep türküleri, bahçalarda mor meni
Gaziantep folk songs, purple semen in the gardens
Gel Paris'ten, Şanlıurfam topraktan evler
Come from Paris, Şanlıurfam, houses made of clay
Ocakta mırra pişerken ozanlar mani söyler
While murra is cooking on the stove, bards sing mani
Sırtımda Nemrut, bir kolum cendere adım; Yaman
Nimrod on my back, one arm on the press; Yaman
Kekik kokar Balıkesir, Iğdır'dan söker şafak
Balıkesir smells like thyme, dawn breaks from Iğdır
Akkuş, Aybastı, Çatalpınar, Fatsa, Ordu
Akkuş, Aybastı, Çatalpınar, Fatsa, Ordu
Tüm sokaklarım tozlu ben Diyarbakır'da doğdum
All my streets are dusty, I was born in Diyarbakır
Eğer Karadeniz'den geçerseniz, Trabzon'da durun
If you pass through the Black Sea, stop in Trabzon
Dinle İskoçya'nın gaydasını kıskandırır tulum
Listen, bagpipes make Scotland jealous.
Konya'dan seslenir Mevlana Celaleddin Rumi
Mevlana Celaleddin Rumi calls from Konya
Bugün kimse yüz dönmüyor bize Nasreddin gibi
Today, no one turns away from us like Nasreddin
Elazığ'da Gakkoşum, Aydın'da Efe
Gakkoşum in Elazığ, Efe in Aydın
Bende dokuz dağın gücü, mermi göğsümden teper
I have the power of nine mountains, the bullet recoils from my chest
Bir tek Pir Sultan Abdal konuşturur bağlamayı
Only Pir Sultan Abdal can make the binding talk.
Bana bir metris, bir Malatya hatırlatır Ahmet Kaya'yı
A mistress, a Malatya reminds me of Ahmet Kaya
Bayburt, Bolu, Ankara, Amasya ses ver
Give voice to Bayburt, Bolu, Ankara, Amasya
Samsunda tütün sarıp, Karaman'da koyun gütsem
If I could roll tobacco in Samsun and herd sheep in Karaman
Tekirdağ'da rakı içsem, Gümüşhane'de kuş burnu
If I drink raki in Tekirdağ, I drink bird's nose in Gümüşhane
Hiç görmesem de, Muş'u anlattılar, hoş buldum
Even though I had never seen it, they told me about Muş and I found it pleasant.
Ardahan, Hakkari, Siirt; el kaldırın gardaş
Ardahan, Hakkari, Siirt; raise your hand bro
En iyi dostum Hataylı, en kahraman Maraş
My best friend is from Hatay, the most heroic is Maraş
Ne için kavga ne için savaş bu senin yurdun
Why fight, why fight, this is your land
Sakarya, Osmaniye, Dersim ve Burdur
Sakarya, Osmaniye, Dersim and Burdur
Tokat'ın boynuna gerdanlık Yeşilırmak
Necklace around Tokat's neck, Yeşilırmak
Hala Kars'ın bağrında, doksan binşehit
Still in the heart of Kars, ninety thousand martyrs
Cudi, Silopi, Şırnak, Serhat Seyit
Cudi, Silopi, Şırnak, Serhat Seyit
Tam 923 ilçe 81 şehir; İzmir'de iç, kordonda sız
Exactly 923 districts and 81 cities; Drink in Izmir, leak in the cordon
Ayrı keyif tabii, yiğit Ağrı'nın başında erir mi kar?
Of course, it's a different pleasure, will the snow melt on the brave Ararat's head?
Sıkı giyin, tam on yıl üstüme geldiler gıpta edip
Dress warmly, they looked at me with envy for exactly ten years
Adım Kırklareli, hiç sıkmadım düşman eli
My name is Kırklareli, I have never shaken the enemy's hand
Bitlis'te beş minare Kocaeli'm gönlüm gibi
Five minarets in Bitlis Kocaeli is like my heart
Kimi bindallı giyer Niğde'de, yazma örer kimi
Some wear bindallı in Niğde, some knit scarves
Kazma kürek, toprak döver çiftçi; izler paraya boğulan
The farmer digs and shovels and threshes the soil; traces drowned in money
Keşke şimdi görüp yazsa Karacaoğlan
I wish Karacaoğlan would see and write now
Bu da azsa Muğla, Sinop, Yozgat, Uşak
If this is not enough, Muğla, Sinop, Yozgat, Uşak
Dur; silah yerine sanat, saz ve sözle kuşan vur
Stop; Arm yourself with art, instruments and words instead of weapons and shoot
Yeni nesil, yeni kuşak, yeni alet, yeni suça, gel dedikçe geri koşar kul
The new generation, the new generation, the new tool, the new crime, the servant runs back as soon as they say come.
Zoru başar, tut, bütün bu güzellikler senin
Do the hard work, hold on, all these beauties are yours
Bir gün birlikteysek eğer o gün el üstünde eliz
If we are together one day, we will be hand in hand that day.
Nevşehir'de bir arif tanıdım, tek maaşı ilim
I knew a wise man in Nevşehir, his only salary was knowledge.
Edep, haya; adı Hacı Bektaş-i Veli
Decency, modesty; His name is Hacı Bektaş-i Veli
Düzce, Karabük, Bartın, Yalova, Batman
Düzce, Karabük, Bartın, Yalova, Batman
Öyle Isparta'nın gülündeki dikenler her ele batmaz
The thorns on the rose of Isparta do not sting every hand.
Yeşil ve mavi kucaklaşır Giresun'da tüm gün
Green and blue embrace all day in Giresun
Doğanın en masalsı yüzü Kapadokya, Ürgüp
The most fairytale face of nature is Cappadocia, Ürgüp
Henüz askerdim; bir sabah soludum Spil'i
I was still a soldier; One morning I breathed Spil
Tüfek çatıp; süngü taktım, yere koyarken canımı
Shooting the rifle; I fixed a bayonet and laid my life on the ground
Düşüp koşarken tanıdım seni, toprağında kanım
I recognized you while falling and running, my blood is on your soil
Sen ki ben giderken arkamdan bakıp ağlayan kadın
You are the woman who looks behind me and cries as I leave.
Bingöl ya da Çapakçur'da bir kahvede sabahçıyım
I'm a morning person at a cafe in Bingöl or Çapakçur.
Aksaray, Mamasun'da olta tutan balıkçı
Fisherman holding a fishing rod in Mamasun, Aksaray
Çorum'da dolmacıyım, Kırşehir'de bakırcı
I'm a stuffed maker in Çorum, a coppersmith in Kırşehir.
Ne faşistim, ne gerici, ne bölücü, ne ayrımcı
I am neither a fascist, nor a reactionary, nor a separatist, nor a discriminator.
Bilecik, Çankırı, Eskişehir, Kırıkkale
Bilecik, Çankırı, Eskişehir, Kırıkkale
Koyun koyuna yattık, hem de yetmiş milyon kere
We slept together, seventy million times
Çözüm mü kin ve hır? Bakın bizim bu kar ve kır
Is grudge and greed the solution? Look at this snow and field of ours
Yarınlar hür ve bir darılma ,küsme, gül, sarıl
Tomorrow is free and don't be offended, don't be offended, laugh, hug
Gitme dur kal akmasın kan, kalkmasın el ölmesin er
Don't go, stay, don't let blood flow, don't let your hands die, man.
Anam görmesin dert, bırakma bölmesinler
Don't let my mother see your troubles, don't let them interrupt you.
Ben neysem öylesin sen, çünkü; bir yemin ve tövbemiz
You are what I am, because; an oath and repentance
Her nerede olursan ol bir; gönül ve gövdemiz
Wherever you are, one; our heart and body

All lyrics are property and copyright of their respective owners. Translation provided for educational purposes only.