B1r Paroles Traduction Française
Droits - B1r
by Hayki
🌐 Français çevirisi — İngilizce orijinal için tıklayın
Beyaz bir altın pamuk, Adanam'dan hediye
Un coton blanc doré, cadeau d'Adanam
Tüm dünya aşıktır, bilirsin; Van'daki kediye
Le monde entier est amoureux, vous savez ; Au chat dans Van
Gökteki Ay; tıpkı bizim Kütahya'da porselen
Lune dans le ciel ; Comme dans notre Kütahya, la porcelaine
Güneş doğarken İstanbul'dan bir başka yükselir
Alors que le soleil se lève, quelque chose d'autre surgit d'Istanbul
Artvin'de bal kadar tatlı, Afyon'da kaymak
Doux comme le miel à Artvin, la crème à Afyon
Ne müthiş; Antalya'da deniz keyfi, Uludağ'da kaymak
Comme c’est incroyable ; Profiter de la mer à Antalya, skier à Uludağ
Ya da Erzurum'da; Palandöken, Kilis'te yorgan diker halkım
Ou à Erzurum ; Mon peuple coud des courtepointes à Palandöken, Kilis
Zonguldak'ta kömür yüz karartır
Le charbon assombrit le visage à Zonguldak
Pek sevilir bur'da, Kastamonu kır pidesi
Le pita de campagne Kastamonu est très populaire ici.
Ve ya bir simit kap otur seyret, Üsküdar'da Kız Kulesi
Ou prenez un bagel et asseyez-vous et regardez la tour de la Vierge à Üsküdar
Mersinde Kız Kalesi, Rize'den çaylar
Château de la Vierge à Mersin, thés de Rize
Geçtiysem illa içmişimdir Susurluk'tan ayran
Si je suis passé par là, j'ai dû boire de l'ayran de Susurluk.
Ve bayrak dalgalanır gülümser Çanakkale
Et le drapeau flotte et sourit, Çanakkale
Mardin'de taş evler, her derde devadır Pamukkale'm
Les maisons en pierre de Mardin sont le remède à tous les problèmes, mon Pamukkale
Sivas'ta kangal korur köyü, Edirne'de pehlivan
Village de gardes Kangal à Sivas, lutteur à Edirne
Yolun düşerse bir gün tadıp Erzincan'dan peynir al
Si vous passez par là, goûtez-le un jour et achetez du fromage chez Erzincan.
Denizli'den öten horoz, sekiz ilden duyulur
Le chant du coq de Denizli se fait entendre dans huit provinces
Bu bizim soframız, buyurun hepimizi doyurur
C'est notre table, allez, elle nous nourrira tous
Huyumuz suyumuz bir, kazılan kuyumuz girme
Notre habitude est la même, notre eau est la même, notre puits creusé est la même.
Kıbrıs'ta bizimle elbet Lefkoşa ve Girne
Bien sûr, Nicosie et Kyrenia sont avec nous à Chypre
Hep aynı yerde düştük yere, hep aynı yerde ezildik
On tombait toujours au même endroit, on était toujours écrasé au même endroit
Ne Azeri ne Türkmen ayrı, ne Lazı, ne Kürdü
Ni azéri ni turkmène, ni laz ni kurde
Sen parçala ve kirlet ülkem kültürlere birlik
Vous déchirez et polluez mon pays, apportez l'unité aux cultures
Amaç hep bir ağızdan burası yurdum diyebilmek
Le but est de pouvoir dire à l'unisson : « Ceci est ma patrie ».
Aşık Seyrani, Mimar Sinan, Erciyes, Kayseri
Asık Seyrani, Mimar Sinan, Erciyes, Kayseri
Gaziantep türküleri, bahçalarda mor meni
Chansons folkloriques de Gaziantep, sperme violet dans les jardins
Gel Paris'ten, Şanlıurfam topraktan evler
Venez de Paris, Şanlıurfam, maisons en terre cuite
Ocakta mırra pişerken ozanlar mani söyler
Pendant que Murra cuisine sur la cuisinière, les bardes chantent du mani
Sırtımda Nemrut, bir kolum cendere adım; Yaman
Nimrod sur mon dos, un bras sur la presse ; Yaman
Kekik kokar Balıkesir, Iğdır'dan söker şafak
Balıkesir sent le thym, l'aube se lève d'Iğdır
Akkuş, Aybastı, Çatalpınar, Fatsa, Ordu
Akkuş, Aybastı, Çatalpınar, Fatsa, Ordu
Tüm sokaklarım tozlu ben Diyarbakır'da doğdum
Toutes mes rues sont poussiéreuses, je suis né à Diyarbakır
Eğer Karadeniz'den geçerseniz, Trabzon'da durun
Si vous passez par la mer Noire, arrêtez-vous à Trabzon
Dinle İskoçya'nın gaydasını kıskandırır tulum
Écoutez, la cornemuse rend l'Écosse jalouse.
Konya'dan seslenir Mevlana Celaleddin Rumi
Mevlana Celaleddin Rumi appelle de Konya
Bugün kimse yüz dönmüyor bize Nasreddin gibi
Aujourd'hui, personne ne se détourne de nous comme Nasreddin
Elazığ'da Gakkoşum, Aydın'da Efe
Gakkoşum à Elazığ, Efe à Aydın
Bende dokuz dağın gücü, mermi göğsümden teper
J'ai le pouvoir de neuf montagnes, la balle recule de ma poitrine
Bir tek Pir Sultan Abdal konuşturur bağlamayı
Seul Pir Sultan Abdal peut tenir un discours contraignant.
Bana bir metris, bir Malatya hatırlatır Ahmet Kaya'yı
Une maîtresse, une Malatya me rappelle Ahmet Kaya
Bayburt, Bolu, Ankara, Amasya ses ver
Donnez la parole à Bayburt, Bolu, Ankara, Amasya
Samsunda tütün sarıp, Karaman'da koyun gütsem
Si je pouvais rouler du tabac à Samsun et garder des moutons à Karaman
Tekirdağ'da rakı içsem, Gümüşhane'de kuş burnu
Si je bois du raki à Tekirdağ, je bois du nez d'oiseau à Gümüşhane
Hiç görmesem de, Muş'u anlattılar, hoş buldum
Même si je ne l'avais jamais vu, ils m'ont parlé de Muş et j'ai trouvé ça agréable.
Ardahan, Hakkari, Siirt; el kaldırın gardaş
Ardahan, Hakkari, Siirt ; lève la main mon frère
En iyi dostum Hataylı, en kahraman Maraş
Mon meilleur ami est de Hatay, le plus héroïque est Maraş
Ne için kavga ne için savaş bu senin yurdun
Pourquoi se battre, pourquoi se battre, c'est ta terre
Sakarya, Osmaniye, Dersim ve Burdur
Sakarya, Osmaniye, Dersim et Burdur
Tokat'ın boynuna gerdanlık Yeşilırmak
Collier autour du cou de Tokat, Yeşilırmak
Hala Kars'ın bağrında, doksan binşehit
Toujours au cœur de Kars, quatre-vingt-dix mille martyrs
Cudi, Silopi, Şırnak, Serhat Seyit
Cudi, Silopi, Şırnak, Serhat Seyit
Tam 923 ilçe 81 şehir; İzmir'de iç, kordonda sız
Exactement 923 districts et 81 villes ; Boire à Izmir, fuite dans le cordon
Ayrı keyif tabii, yiğit Ağrı'nın başında erir mi kar?
Bien sûr, c'est un autre plaisir, la neige fondra-t-elle sur la tête du courageux Ararat ?
Sıkı giyin, tam on yıl üstüme geldiler gıpta edip
Habille-toi chaudement, ils m'ont regardé avec envie pendant exactement dix ans
Adım Kırklareli, hiç sıkmadım düşman eli
Je m'appelle Kırklareli, je n'ai jamais serré la main de l'ennemi
Bitlis'te beş minare Kocaeli'm gönlüm gibi
Cinq minarets à Bitlis Kocaeli, c'est comme mon cœur
Kimi bindallı giyer Niğde'de, yazma örer kimi
Certains portent du bindallı à Niğde, d'autres tricotent des écharpes
Kazma kürek, toprak döver çiftçi; izler paraya boğulan
L'agriculteur creuse, pellete et bat le sol ; des traces noyées dans l'argent
Keşke şimdi görüp yazsa Karacaoğlan
J'aimerais que Karacaoğlan voie et écrive maintenant
Bu da azsa Muğla, Sinop, Yozgat, Uşak
Si cela ne suffit pas, Muğla, Sinop, Yozgat, Uşak
Dur; silah yerine sanat, saz ve sözle kuşan vur
Arrêtez-vous ; Armez-vous d'art, d'instruments et de mots au lieu d'armes et tirez
Yeni nesil, yeni kuşak, yeni alet, yeni suça, gel dedikçe geri koşar kul
La nouvelle génération, la nouvelle génération, le nouvel outil, le nouveau crime, le serviteur revient en courant dès qu'il dit venir.
Zoru başar, tut, bütün bu güzellikler senin
Fais le travail dur, attends, toutes ces beautés sont à toi
Bir gün birlikteysek eğer o gün el üstünde eliz
Si nous sommes ensemble un jour, nous serons main dans la main ce jour-là.
Nevşehir'de bir arif tanıdım, tek maaşı ilim
J'ai connu un homme sage à Nevşehir, son seul salaire était le savoir.
Edep, haya; adı Hacı Bektaş-i Veli
Décence, modestie ; Son nom est Hacı Bektaş-i Veli
Düzce, Karabük, Bartın, Yalova, Batman
Düzce, Karabük, Bartın, Yalova, Batman
Öyle Isparta'nın gülündeki dikenler her ele batmaz
Les épines de la rose d’Isparta ne piquent pas toutes les mains.
Yeşil ve mavi kucaklaşır Giresun'da tüm gün
Le vert et le bleu s'embrassent toute la journée à Giresun
Doğanın en masalsı yüzü Kapadokya, Ürgüp
Le visage le plus féerique de la nature est la Cappadoce, Ürgüp
Henüz askerdim; bir sabah soludum Spil'i
J'étais encore soldat; Un matin, j'ai respiré Spil
Tüfek çatıp; süngü taktım, yere koyarken canımı
Tirer avec le fusil ; J'ai réparé une baïonnette et j'ai mis ma vie par terre
Düşüp koşarken tanıdım seni, toprağında kanım
Je t'ai reconnu en tombant et en courant, mon sang est sur ton sol
Sen ki ben giderken arkamdan bakıp ağlayan kadın
Tu es la femme qui regarde derrière moi et qui pleure quand je pars.
Bingöl ya da Çapakçur'da bir kahvede sabahçıyım
Je suis du matin dans un café à Bingöl ou Çapakçur.
Aksaray, Mamasun'da olta tutan balıkçı
Pêcheur tenant une canne à pêche à Mamasun, Aksaray
Çorum'da dolmacıyım, Kırşehir'de bakırcı
Je suis un fabricant de peluches à Çorum, un chaudronnier à Kırşehir.
Ne faşistim, ne gerici, ne bölücü, ne ayrımcı
Je ne suis ni fasciste, ni réactionnaire, ni séparatiste, ni discriminateur.
Bilecik, Çankırı, Eskişehir, Kırıkkale
Bilecik, Çankırı, Eskişehir, Kırıkkale
Koyun koyuna yattık, hem de yetmiş milyon kere
Nous avons couché ensemble, soixante-dix millions de fois
Çözüm mü kin ve hır? Bakın bizim bu kar ve kır
La rancune et la cupidité sont-elles la solution ? Regarde cette neige et ce champ qui est le nôtre
Yarınlar hür ve bir darılma ,küsme, gül, sarıl
Demain est libre et ne sois pas offensé, ne sois pas offensé, ris, fais un câlin
Gitme dur kal akmasın kan, kalkmasın el ölmesin er
Ne pars pas, reste, ne laisse pas le sang couler, ne laisse pas tes mains mourir, mec.
Anam görmesin dert, bırakma bölmesinler
Ne laissez pas ma mère voir vos problèmes, ne les laissez pas vous interrompre.
Ben neysem öylesin sen, çünkü; bir yemin ve tövbemiz
Tu es ce que je suis, parce que : un serment et un repentir
Her nerede olursan ol bir; gönül ve gövdemiz
Où que vous soyez, un ; notre cœur et notre corps
All lyrics are property and copyright of their respective owners. Translation provided for educational purposes only.