Le Bistrot Şarkı Sözleri Türkçe Çevirisi

Georges Brassens - Le Bistrot

by Georges Brassens

🌐 Türkçe çevirisi — İngilizce orijinal için tıklayın

Georges Brassens Le Bistrot

Dans un coin pourri du pauvre Paris, sur une place,
Zavallı Paris'in çürümüş bir köşesinde, bir meydanda,
L'est un vieux bistrot, tenu pas un gros de- gueulasse.
Çok iğrenç bir yer tarafından işletilen eski bir bistro.
Si t'as le bec fin, S'il te faut du vin, D'premiere classe,
Ağzın güzelse, Şaraba ihtiyacın varsa, Birinci sınıf,
Va boire a Passy, Le nectar d'ici, Te depasse.
Git Passy'de iç, Buradan gelen nektar seni aşıyor.
Mais si t'as l'gosier, Qu'une armure d'acier, Matelasse,
Ama eğer boğazın varsa, Sadece çelik zırh Matelasse,
Goute a ce velours, Ce petit bleu lourd, De menaces.
Tadın bu kadifeyi, Bu küçük koyu maviyi, Tehditleri.
Tu trouveras la, La fine fleur de la, Populace,
Orada bulacaksın, Halkın en güzel çiçeğini,
Tous les marmiteux, Les calamiteux, De la place.
Bütün marmiteux'lar, Felaketli, Yerden.
Qui viennent en rang, Comme des harengs, Voir en face
Sırayla gelenler, ringa balığı gibi, birbirlerinin yüzünü görenler
La bell' du bistrot, La femme a ce gros de- gueulasse.
Bistronun güzelliği, Kadının kocaman, iğrenç bir görünümü var.
Que je boive a fond, L'eau de toutes les fon- Taines Wallace,
İzin ver de doyasıya içeyim, Wallace çeşmelerinin suyunu,
Si, des aujourd'hui, Tu n'es pas seduit, Par la grace.
Eğer bugünden itibaren baştan çıkarılmazsan, Lütufla.
De cette jolie fee, Qui, d'un bouge, a fait, Un palace.
Tek hareketle bir saray yapan bu güzel periden.
Avec ses appas, Du haut jusqu'en bas, Bien en place.
Özellikleriyle, Tepeden tırnağa, Yerinde.
Ces tresors exquis, Qui les embrasse, qui, Les enlace ?
Bu nefis hazineleri, Kim kucaklıyor, kim kucaklıyor?
Vraiment, c'en est trop ! Tout ca pour ce gros de- gueulasse !
Gerçekten, bu çok fazla! Bütün bunlar bu büyük, iğrenç insan için!
C'est injuste et fou, Mais que voulez-vous, Qu'on y fasse ?
Bu haksızlık ve çılgınlık ama bu konuda ne yapmamızı istiyorsun?
L'amour se fait vieux, Il a plus les yeux, Bien en face.
Aşk yaşlanıyor, Artık gözleri yok, Yüzünde.
Si tu fais ta cour, Tache que tes discours, Ne l'agacent.
Eğer flört ediyorsanız, konuşmalarınızın onu rahatsız etmediğinden emin olun.
Sois poli, mon gars, Pas de geste ou ga- re a la casse.
Kibar ol dostum, jest yapma veya zarar vermemeye dikkat et.
Car sa main qui claque, Punit d'un flic-flac, Les audaces.
Çünkü tokat atan eli, Polis flakıyla cezalandırır, Cesareti.
Certes, il n'est pas ne, Qui mettra le nez, Dans sa tasse.
Elbette bardağına burnunu sokacak kimse yoktur.
Pas ne, le chanceux, Qui degel'ra ce, Bloc de glace.
Değil, şanslı olan, Bunu kim çözecek, Buz bloğunu.
Qui fera dans l'dos, Des cornes a ce gros de- gueulasse.
Bu da bu büyük, iğrenç insanın sırtına boynuz koyacaktır.
Dans un coin pourri du pauvre Paris, sur une place,
Zavallı Paris'in çürümüş bir köşesinde, bir meydanda,
Une espece de fee, D'un vieux bouge a fait, Un palace.
Bir çeşit peri, Eski bir yerden yapılmış, Bir saray.

All lyrics are property and copyright of their respective owners. Translation provided for educational purposes only.