Born in time Şarkı Sözleri Türkçe Çevirisi

Bob Dylan-Zamanda doğdu

by Bob Dylan

🌐 Türkçe çevirisi — İngilizce orijinal için tıklayın

Bob Dylan Born in time

Intro (guitar part): (piano part, main melody):
Giriş (gitar bölümü): (piyano bölümü, ana melodi):
: . . . : . . . : . . .
: . . . : . . . : . . .
: . . . : . . .
: . . . : . . .
In the lonely night
Yalnız gecede
In the blinking stardust of a pale blue light
Soluk mavi bir ışığın yanıp sönen yıldız tozunda
You're comin' thru to me in black and white
Siyah beyaz bir şekilde bana doğru geliyorsun
When we were made of dreams.
Hayallerden yaratıldığımız zamanlar.
You're blowing down the shaky street,
Sallantılı caddeyi uçuruyorsun
You're hearing my heart beat
Kalbimin atışını duyuyorsun
In the record breaking heat
Rekor kıran sıcakta
Where we were born in time.
Zamanında doğduğumuz yer.
Not one more night, not one more kiss,
Bir gece daha yok, bir öpücük daha yok
Not this time baby, no more of this.
Bu sefer değil bebeğim, bundan fazlası yok.
Takes too much skill, takes too much will.
Çok fazla beceri ister, çok fazla irade ister.
It's too revealing.
Fazla açıklayıcı.
You came, you saw, just like the law
Geldin, gördün, kanun gibi
You married young, just like your ma,
Tıpkı annen gibi genç yaşta evlendin.
You tried and tried, you made me slide
Denedin ve denedin, beni kaydırdın
You left me reelin'
Beni sersem bıraktın
with this feelin'.
bu duyguyla.
On the rising curve
Yükselen eğri üzerinde
Where the ways of nature will test every nerve,
Doğanın yollarının her siniri test edeceği yer,
You won't get anything you don't deserve
Hak etmediğin hiçbir şeyi alamazsın
Where we were born in time.
Zamanında doğduğumuz yer.
You pressed me once, you pressed me twice,
Bana bir kere bastın, iki kere bastın,
You hang the flame, you'll pay the price.
Alevi asarsan bedelini ödersin.
Oh babe, that fire
Ah bebeğim, o ateş
Is still smokin'.
Hala sigara içiyor.
You were snow, you were rain
Kardın, yağmurdun
You were striped, you were plain,
Çizgiliydin, sadeydin,
Oh babe, truer words
Ah bebeğim, daha doğru sözler
Have not been spoken
Konuşulmadı
or broken.
veya kırık.
In the hills of mystery,
Gizem tepelerinde,
In the foggy web of destiny,
Kaderin sisli ağında,
You can have what's left of me,
Benden geriye kalanlara sahip olabilirsin
Where we were born in time.
Zamanında doğduğumuz yer.
Tell Tale Signs version (Oh mercy
Tell Tale Signs versiyonu (Ah merhamet
Outtake)
Çıkış)
In the lonely night
Yalnız gecede
In the stardust of a pale blue light
Soluk mavi bir ışığın yıldız tozunda
I think of you in black and white
Seni siyah beyaz düşünüyorum
When we were made of dreams.
Hayallerden yaratıldığımız zamanlar.
I walk alone through the shakin' street,
Titreyen sokakta tek başıma yürüyorum
Listening to my heart beat
Kalbimin atışını dinliyorum
In the record breaking heat
Rekor kıran sıcakta
When we were born in time.
Zamanında doğduğumuz zaman.
E B'
E B'
Just when I knew
Tam öğrendiğimde
A' E
A'E
you were gone, you came back
gittin, geri geldin
B'
B'
Just when I knew
Tam öğrendiğimde
It was for certain
Kesinlikle öyleydi
E B'
E B'
You were high, you were low
Yüksekteydin, alçaktaydın
A' E
A'E
You were so easy to know
Seni bilmek çok kolaydı
F#m7 B'
F#m7 B'
Oh babe, now is time to raise the curtain
Ah bebeğim, şimdi perdeyi kaldırma zamanı
A'
bir'
I'm hurtin'.
Canım yanıyor.
On the rising curve
Yükselen eğri üzerinde
Where the ways of nature will test every nerve,
Doğanın yollarının her siniri test edeceği yer,
I took you close and got what I deserved
Seni yaklaştırdım ve hak ettiğimi aldım
When we were born in time.
Zamanında doğduğumuz zaman.
Just when I knew
Tam öğrendiğimde
who to thank, you went blank
kime teşekkür edeceksin, boş gittin
And just when the whole
Ve tam da bütünüyle
fires was smokin'
yangınlar içiyordu
You were snow, you were rain
Kardın, yağmurdun
You were stripes, you were plain
Çizgiliydin, sadeydin
Oh babe, truer words
Ah bebeğim, daha doğru sözler
Have not been spoken
Konuşulmadı
or broken.
veya kırık.
In the hills of mystery,
Gizem tepelerinde,
In the foggy web of destiny,
Kaderin sisli ağında,
I think of you from deep inside of me,
İçimin derinliklerinden seni düşünüyorum
When we were born in time.
Zamanında doğduğumuz zaman.
“Love Sick” single version
“Aşk Hastası”nın tek versiyonu
: . . . : . . . : . . . : . . .
: . . . : . . . : . . . : . . .
: . . . : . . . : . . . : . . .
: . . . : . . . : . . . : . . .
In the lonely...
Yalnızlığın içinde...
(2nd time:)
(2. kez :)
: . . .
: . . .
In the lonely night
Yalnız gecede
In the shadows of a pale blue light
Soluk mavi bir ışığın gölgesinde
I think of you in black and white
Seni siyah beyaz düşünüyorum
When we were made of dreams.
Hayallerden yaratıldığımız zamanlar.
I walk along through the shaking street,
Titreyen sokakta yürüyorum,
I'm listening to my heart beat
Kalbimin atışını dinliyorum
In the record breaking heat
Rekor kıran sıcakta
Where we were born in time.
Zamanında doğduğumuz yer.
: . . . :
: . . . :
time
zaman
Not one more night, not one more kiss,
Bir gece daha yok, bir öpücük daha yok
Not this time, I'll have no more of this.
Bu sefer olmaz, bundan daha fazlasını istemeyeceğim.
It's much too cold, it's much too old
Çok soğuk, çok eski
Way too revealing.
Fazla açıklayıcı.
You came, you saw, just like the law
Geldin, gördün, kanun gibi
You married young, just like your ma,
Tıpkı annen gibi genç yaşta evlendin.
Oh babe, how you loved me
Ah bebeğim, beni nasıl sevdin
reelin'
sersemlemek
with this fee - lin'.
bu ücretle - lin'.
: . . . : . . . : . . . : . . .
: . . . : . . . : . . . : . . .
night... kiss ..reelin' with this feeling
gece... öpücük..bu duyguyla sersemlemiş
: . . .
: . . .
Upon the rising...
Yükselişte...
On the rising curve
Yükselen eğri üzerinde
Where the ways of nature will test every nerve,
Doğanın yollarının her siniri test edeceği yer,
I took you close and got what I deserved
Seni yaklaştırdım ve hak ettiğimi aldım
When we were born in time.
Zamanında doğduğumuz zaman.
(2nd times intro)
(2. kez giriş)
You pressed me once, you pressed me twice,
Bana bir kere bastın, iki kere bastın,
You hung the flame, then you paid the price.
Alevi astın, sonra da bedelini ödedin.
Oh babe, and that fire
Ah bebeğim ve o ateş
It's still smokin'.
Hala duman çıkıyor.
You were snow, you were rain
Kardın, yağmurdun
You were striped, Lord, and you were plain,
Çizgiliydin, Tanrım, ve sadeydin,
Oh baby, truer words
Ah bebeğim, daha doğru sözler
Have never been spoken
Hiç konuşulmadı
or broken.
veya kırık.
In the hills of mystery,
Gizem tepelerinde,
In the foggy web of destiny,
Kaderin sisli ağında,
You can have what's left of me,
Benden geriye kalanlara sahip olabilirsin
Where we were born in time.
Zamanında doğduğumuz yer.
. . : . . . : . . . : . . . : . . .
. . : . . . : . . . : . . . : . . .
..born in time
..zamanında doğmuş
: . . . : . . . : . . . : . . .
: . . . : . . . : . . . : . . .
|/6-6-6-4---4-1---|-1---------------|/6---6-4-2---2/4-|-2---2/4-5---5---|-4------- etc
|/6-6-6-4---4-1---|-1---------------|/6---6-4-2---2/4-|-2---2/4-5---5---|-4------- vb

All lyrics are property and copyright of their respective owners. Translation provided for educational purposes only.