Astral Weeks Şarkı Sözleri Türkçe Çevirisi
Van Morrison - Astral Haftalar
by Van Morrison
🌐 Türkçe çevirisi — İngilizce orijinal için tıklayın
ASTRAL WEEKS... by Van Morrison
ASTRAL HAFTALAR... Van Morrison tarafından
*from 'Astral Weeks' (1967)
*'Astral Haftalar'dan (1967)
*CAPO 2nd FRET*
*CAPO 2. FRET*
(Original Key: A)
(Orijinal Anahtar: A)
Intro:
Giriş:
Verse 1:
Ayet 1:
If I ventured in the slipstream,
Eğer akıntıya kapılmaya cesaret edersem,
Between the viaducts of your dream.
Hayalinizdeki viyadüklerin arasında.
Where immobile steel rims crack,
Hareketsiz çelik jantların çatladığı yerde,
And the ditch in the back roads stop.
Ve arka yollardaki hendekler durur.
Chorus 1:
Koro 1:
Could you find me?
Beni bulabilir misin?
Would you kiss-a my eyes?
Gözlerimi öper misin?
To lay me down,
Beni yatırmak için,
In silence easy;
Sessizce kolay;
To be born again,
Yeniden doğmak için,
To be born again.
Yeniden doğmak.
Verse 2:
Ayet 2:
From the far side of the ocean,
Okyanusun uzak ucundan,
If I put the wheels in motion.
Eğer tekerlekleri harekete geçirirsem.
And I stand with my arms be-hind me,
Ve kollarım arkamda duruyorum
And I'm pushin' on the door.
Ve kapıyı zorluyorum.
Chorus 2:
Koro 2:
Could you find me?
Beni bulabilir misin?
Would you kiss-a my eyes?
Gözlerimi öper misin?
To lay me down,
Beni yatırmak için,
In silence easy;
Sessizce kolay;
To be born again,
Yeniden doğmak için,
To be born again.
Yeniden doğmak.
Verse 3:
Ayet 3:
There you go,
İşte buyur,
Standin' with the look of avarice,
Açgözlü bakışlarla ayakta duruyorum,
Talkin' to Huddie Ledbetter,
Huddie Ledbetter'la konuşuyorum.
Showin' pictures on the wall,
Duvardaki resimleri gösteriyorum,
Whisperin' in the hall.
Koridorda fısıldıyorum.
And pointin' a finger at me.
Ve parmağını bana doğrult.
There you go, there you go,
İşte gidiyorsun, işte gidiyorsun
Standin' in the sun darlin',
Güneşin altında duruyorum sevgilim,
With your arms be-hind you,
Kolların arkanda,
And your eyes be-fore.
Ve önceki gözlerin.
There you go,
İşte buyur,
Takin' good care of your boy,
Oğluna iyi bak,
Seein' that he's got clean clothes.
Temiz kıyafetleri olduğunu görüyorum.
Puttin' on his little red shoes,
Küçük kırmızı ayakkabılarını giyiyor,
I see you know he's got clean clothes.
Görüyorum ki temiz kıyafetleri olduğunu biliyorsun.
A-puttin' on his little red shoes,
A-küçük kırmızı ayakkabılarını giyiyor,
A-pointin' a finger at me.
A-parmağıyla beni işaret ediyor.
Verse 5:
Ayet 5:
And here I am,
Ve işte buradayım
Standing in your sad arrest;
Hüzünlü tutukluluğunda ayaktayım;
Trying to do my very best.
Elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum.
Lookin' straight at you,
Doğrudan sana bakıyorum,
Comin' through darlin',
Geliyorum sevgilim,
Yeah, yeah, yeah.
Evet, evet, evet.
Verse 6:
Ayet 6:
If I ventured in the slipstream,
Eğer akıntıya kapılmaya cesaret edersem,
Between the viaducts of your dream.
Hayalinizdeki viyadüklerin arasında.
Where immobile steel rims crack,
Hareketsiz çelik jantların çatladığı yerde,
And the ditch in the back roads stop.
Ve arka yollardaki hendekler durur.
Chorus 3:
Koro 3:
Could you find me?
Beni bulabilir misin?
Would you kiss-a my eyes?
Gözlerimi öper misin?
To lay me down,
Beni yatırmak için,
In silence easy;
Sessizce kolay;
Verse 7:
Ayet 7:
To be born again,
Yeniden doğmak için,
To be born again,
Yeniden doğmak için,
To be born again.
Yeniden doğmak.
In another world, in another world,
Başka bir dünyada, başka bir dünyada,
In another time; got a home on high.
Başka bir zamanda; yüksekte bir evim var
Ain't nothing but,
Başka bir şey değil,
A stranger in this world,
Bu dünyada bir yabancı,
I'm nothing but,
Ben başka bir şey değilim,
A stranger in this world
Bu dünyada bir yabancı
I got a home on high,
Yükseklerde bir evim var
In another land,
Başka bir diyarda,
So far a-way,
Şimdiye kadar,
So far a-way.
Şimdiye kadar çok uzak.
Way up in the heaven,
Cennetin çok yukarılarında,
Way up in the heaven,
Cennetin çok yukarılarında,
Way up in the heaven,
Cennetin çok yukarısında,
Way up in the heaven.
Cennetin çok yukarısında.
In another time,
Başka bir zamanda,
In another place,
Başka bir yerde,
In another time,
Başka bir zamanda,
In another place.
Başka bir yerde.
Way up in the heaven,
Cennetin çok yukarılarında,
Way up in the heaven,
Cennetin çok yukarısında,
We are goin' up to heaven,
Cennete çıkacağız,
We are goin' to heaven.
Cennete gidiyoruz.
In another time,
Başka bir zamanda,
In another place,
Başka bir yerde,
In another time,
Başka bir zamanda,
In another place,
Başka bir yerde,
In another face.
Başka bir yüzle.
(Repeat to Fade)
(Soldurmak için tekrarlayın)
All lyrics are property and copyright of their respective owners. Translation provided for educational purposes only.