Bible Pages Şarkı Sözleri Türkçe Çevirisi

Boo Hewerdine - İncil Sayfaları

by Boo Hewerdine

🌐 Türkçe çevirisi — İngilizce orijinal için tıklayın

Boo Hewerdine Bible Pages

A great anti-war song by Boo, about a young English soldier in World War I
Boo'nun Birinci Dünya Savaşı'ndaki genç bir İngiliz askerini anlatan harika bir savaş karşıtı şarkısı
Capo: 4th fret (sounds in key of F#m)
Capo: 4. perde (F#m anahtarında ses çıkar)
| /__/ / / / | /__/ / / / | /__/ / / / | /__/ / / / |
| /__/ / / / | /__/ / / / | /__/ / / / | /__/ / / / |
I was only just fifteen, when I took a shilling from the king,
Kraldan bir şilin aldığımda henüz on beş yaşındaydım.
And the Quartermaster winked at me, he knew I'd lied a - bout my age,
Ve Malzeme Sorumlusu bana göz kırptı, yaşımla ilgili yalan söylediğimi biliyordu.
I learnt to take apart my gun, and feel tobacco in my lungs,
Silahımı parçalara ayırmayı ve tütünü ciğerlerimde hissetmeyi öğrendim.
And we would roll our cigar - ettes with Bible pages!
Ve purolarımızı İncil sayfalarıyla sarardık!
And as we marched up to the line, 'knew we'd be back by winter time,
Ve çizgiye doğru yürürken, 'kış zamanı geri döneceğimizi biliyorduk,
But we soon learnt only the blind... could find their way back home,
Ama çok geçmeden sadece körlerin eve dönüş yolunu bulabildiklerini öğrendik.
And all through Deuteronomy, I cursed whatever had made me,
Ve Tesniye boyunca beni ben yapan her şeye lanet ettim,
And we would roll our cigar - ettes with Bible pages!
Ve purolarımızı İncil sayfalarıyla sarardık!
There's no heaven, there's no hell, not as far as I can tell,
Anlayabildiğim kadarıyla cennet yok, cehennem yok.
There's no Devil, there's no God, only men and mud! | / / / / |
Şeytan yok, Tanrı yok, sadece insanlar ve çamur var! | / / / / |
When the brass would come around, we'd stand our feet sunk in the ground,
Pirinç geldiğinde ayaklarımız yere gömülü dururduk.
They'd say we'd made our country proud, but their England was not mine,
Ülkemizi gururlandırdığımızı söylerlerdi ama onların İngiltere'si benim değildi.
And we must be prepared to die, but they forgot to tell us why,
Ve ölmeye hazır olmalıyız ama bize nedenini söylemeyi unuttular.
And we would roll our cigar - ettes with Bible pages!
Ve purolarımızı İncil sayfalarıyla sarardık!
There's no heaven, there's no hell, not as far as I can tell,
Anlayabildiğim kadarıyla cennet yok, cehennem yok.
There's no Devil, there's no God, only men and mud! | / / / / |
Şeytan yok, Tanrı yok, sadece insanlar ve çamur var! | / / / / |
I'd not long turned seventeen, when I took the one that finished me,
Beni bitiren şeyi aldığımda henüz on yedi yaşıma girmemiştim.
And I must have lain so peacefully, be - neath the broken sky,
Ve ben öyle huzur içinde uzanmış olmalıyım ki, parçalanmış gökyüzünün altında,
And so they took my life away, and what would the Chaplain say,
Böylece hayatımı elimden aldılar ve Papaz ne derdi?
If he knew we rolled our cigar - ettes with Bible pages,
Sigaralarımızı İncil sayfalarıyla sardığımızı bilseydi,
All we had to roll our cigar - ettes was Bible pages!
Sigaralarımızı sarmamız gereken tek şey İncil sayfalarıydı!
su
su
| / / / / | / / / / | / / / / | /__/ / / / |
| / / / / | / / / / | / / / / | /__/ / / / |
su
su
| / / / / | / / / / | / / / / | /__/ / / / |
| / / / / | / / / / | / / / / | /__/ / / / |
| / / / / | / / / / | And we would roll our cigar - ettes with Bible pages!
| / / / / | / / / / | Ve purolarımızı İncil sayfalarıyla sarardık!

All lyrics are property and copyright of their respective owners. Translation provided for educational purposes only.